Balın Ve Arının Sırları



Balın Ve Arının Sırları

Kur’an, arı ve bal konusunda önemli bir işaret vermiştir. İlk görünüşte herhangi bir biyolojik olay gibi görünen arı ve balda çok önemli biyolojik mucizeler vardır.

Kur’an Mucizeleri – Bal Ve Arının Sırları

Önce Nahl Suresi’nin  68 ve 69’ncu ayetlerini okuyalım :

68-Rabbin bal arısına : «Dağlardan, ağaçlardan ve çardaklardan evler edin, sonra meyvelerin her birinden ye, Rabbinin kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git» diye ilham etti.

69- Onların karınlarından renkleri çeşitli şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır.’ İşte bunda, tefekkür edecek kavim için ayet vardır.

Bal Ve Arı Mucizesi

Şimdi sırası ile ayetin vurgulamak istediği hikmetleri gözden geçirelim:

Arı kovanı

a) Arı Kovanın Sırrı : Altıgen prizmalardan kurulu büyük bir sanat eseri olan arı evi, ancak Allah’ın ilhamı ile yapılabilecek bir mimari şaheserdir. Bu geometrik seçimin sıradan ve zevke tabii olması düşünülemez. Ayrıca yapı maddesi olarak kullanılan maddelerin reçine benzeri maddelerden özel kimyasal seçimi de bir mucizedir.

Arı

b) Arının Yol Seçimi ve Dönüşte Evini Bulması : Tüm canlılara göre çok ilginç bir öyküdür. Bir yandan özel ses dalgaları, bir yandan kompitürize bir eylem bu görevi yürütmektedir.

Ayet-i Kerime bu hikmeti de özel kolaylık olarak niteliyor. Arının sırf kovan ve yol seçimi konusundaki öyküsü için kitaplar yazılmıştır. Bizim konumuz ve üzerinde duracağımız olay, biyolojinin bal konusundaki son teşhisleridir.

Şimdi, önce balın terkibi konusunda bir özel açıklama yapmak istiyorum.

c) Balın Terkibi ve Özellikleri : Arının ne denli bir mimar olduğu, ne denli şuurlu bir hayata sahip olduğu herkesçe bilinmektedir.
Acaba arı ürettiği balı kendi ihtiyacı olarak mı yapmaktadır? Hayır. Aksine ürettiği balın yüzde biri bile kendi için fazladır. Böylesine hesap uzmanı bir canlının kendi ihtiyacının kat kat fazlasını üretmesi, doğa dengesi içinde mümkün görülemez. O halde ayetin emrettiği gibi Rabbilâlemin, arıya böyle üret dediği için sonu gelmez bir üretim kampanyasına girişmiştir.

Şimdi bir de balın terkibine bakalım:

Bir canlı enerji temin etmek için genelde herhangi bir şekere muhtaçtır ve bunu bitkiden, onun meyvelerinden kolayca temin eder. Arı için de durum aynıdır. Fakat vücudunun temel yapı maddesi DNA’da şeker riboz şeklindedir. Ve arı, meyvelerden seçtiği özel şekerlerle ribozu doğrudan bala aktarır. Bu olay yine arının kendi ihtiyacı değildir. Çünkü kraliçe arı dışında arı için üreme; DNA yapımı yasaklanmıştır. Bunun dışında balda B13, B14,  vitaminleri vardır ki hiçbir besin bu vitaminleri taşımaz. Bu vitaminlerin biyolojik etkinlikleri tam bilinmemekle birlikte DNA yapısını gerçekleştirdikleri sanılmaktadır. Bunun dışında balda tanınan tüm fosfor enzimleri, her kimyasal olayda etkin olan Folikasit  ve çeşitli fermentler, hem de suda eriyen vitaminlerin tümü meyvededir.

Arı bu harika kimyasal terkibi kesinlikle insan için hazırlamaktadır. Bilindiği gibi balda çok özel bir hormon mevcuttur. Bu hormon halk arasında arı sütü diye tanınır. Bu hormon kısmen kraliçe arı için hazırlanmaktadır. Fa-kat kraliçe arının ihtiyacının çok üstünde üretilmektedir. Bu hormonun terkibi ile etkinliği tam çözülmüş değildir. Bunu yiyen kraliçenin aniden bir kaç kat büyüdüğü ve şiddetli bir doğurganlık kazandığı bilinmektedir. Bu hormonun bir hücreye birdenbire hayatiyet verdiği, bu yüzden kullanıldığı, bu hormondan gençlik aşısı yapıldığı malumdur.

Balda bunun dışında birçok bitkisel ilaçlar mevcuttur.  İşte tüm bu hikmetler, Rabbilâlemin’in arıya insan hizmetinde bulunması için bir özel ilhamdan doğmaktadır.

bal

d) Balın Çeşitli Renklerdeki Şerbet Salgısına Gelince: Arı balı salarken çok az miktarda beyaz hormon, beyaz şeffaf riboz,  fruktoz ile çeşitli bitki vitamin ve fermentlerinin de karıştığı daha koyu, sarı, turuncu, kırmızı renkte salgılar şeklinde salar.

Ayet hem bu farklı terkipleri bildirmek, hem de arının yalnız çiçekten aldığını vermediğini, onları bir ameliyeden geçirdiğini anlatmak için bu tanımı kullanmıştır.

e) Balın Tüm İnsanlara Şifa Etkisine Gelince : Bir yandan fosfor enzimleri, bir yandan içinde riboz gibi temel yapı maddesini taşıyan bal, mutlaka sağlık artırıcı ve dolayısıyla şifa vericidir. Taşıdığı ünlü hormonu ile bütün kronik hastalıklara kesinlikle iyileştirici; tam kavramı ile şifa vericidir. Ancak bu hormonun arı sütü şeklinde alınması yerine tabii yaylımlarda yetiştirilen balın alınması daha yararlıdır.

Bunun dışında balın, hem taşıdığı riboz ve glikoz nedeni ile, hem de vitaminleri nedeniyle kalp kasına özel bir şifa etkisi olmaktadır.

Yine bal, özellikle karaciğer ve kan yapıcı kemik iliği için bulunmaz bir ilaçtır. Bal yemeyenlerde birçok kimyasal ara maddeyi, enzim ve fermentleri karaciğer yaptığından, bal karaciğere tam bir dinlenme fırsatı vermekle şifa tesirini gösterir.

Kan yapımında ana madde olan pek çok maddeyi taşıyan bal, kemik iliğinin de yakın bir destekçisidir. Bu nedenle kronik hastalıkların tümünde bal, aynı zamanda kemik iliğinin rahat ve düzenli çalışmasını sağlama yanında da şifa vericidir.

Bu yüzden, böylesine geniş kapsamlı etkisinden dolayı Kur’an’da yer verilmiştir.

Onk. Dr. Halûk Nurbâki Hocanın Kur’an Mucizeleri Kitabından Alıntıdır.

2 Yorum

  1. Gökhan erdem 10 Nisan 2019 Alıntıla
    • Betül ÖzYönetici 10 Nisan 2019 Alıntıla

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir