Kalbi İman Işığı İle Aydınlananların Mükafatı



Kalbi İman Işığı İle Aydınlananların Mükafatı - www.inanankalpler.net

Bismillâhirrahmânirrahîm

19 – Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, (onu bilemeyen) kör gibi olur mu? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.
20 – Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.
21 – Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini emrettiği haklara riâyet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır.
22 – Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.
23 – Bu sonuç da Adn cennetleridir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla beraber oraya girerler. Melekler de her bir kapıdan yanlarına girerler (ve şöyle derler):
24 – “Sabretmenize karşılık selâm sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!
Rad Suresi -19 /24  Meal- Diyanet Meali

Rad Suresi 19. / 24. Ayetlerin Tefsiri

İlk ayette eleştirel bir soru yöneltiliyor: Hakkın ışığını gören, kalbi bu ışıkla aydınlanan, dolayısıyla gideceği yolu bilen ve peygambere inen mesajın Allah’tan geldiğine kesinlikle iman eden kimse ile kalbi ve basireti körelmiş kimse bir olur mu? Sonra şu husus vurgulanıyor: Bunu ancak sağduyu sahipleri düşünebilir, ancak onlar gerekli mesajları çıkarabilir.

Bunu izleyen ayette ise, kalpleri imanın ışığı ile aydınlanan, Allah’ın ve Rasulü’nün yol göstericiliği ile doğru yolu bulan kimselerin son derece etkileyici ve sempati uyandırıcı bir nitelikleri gözler önüne seriliyor. Öyle anlaşılıyor ki bu nitelik aynı zamanda ilk kuşak mü’minlerin de niteliğidir. Bu sonucu 22. ayetten de çıkarabiliriz. Bunlar Allah’a verdikleri sözü tutarlar, kesin olarak onayladıkları antlaşmaları bozmazlar. Yüce Allah’ın sürdürülmesini istediği akrabalık ilişkisi, iyilik etme, yardımlaşma, destek olma ve ıslah amaçlı girişimlerde bulunma gibi tutum ve davranışları devam ettirmeye çalışırlar. Her işte Allah’ın huzurunda sorguya çekileceklerini düşünerek hareket ederler.

Her zaman O’nun korkusunu içlerinde hissederler. Allah yolunda, O’nun hoşnutluğunu elde etme uğrunda her türlü zorluğa, olumsuz şartlara karşı sabrederler. Kulluk yükümlülüklerini yerine getirirler. İyilik ve maruf ölçüleri dahilinde gizli-açık hayır amaçlı harcamalarda bulunurlar. Kötülüklerin ve yüz kızartıcı hayasızlıkların akıbetlerinden korkarlar. Bir şekilde bu nitelikte bir suç işlemişlerse, iyiliklerle ve hazır amaçlı amellerle bunları savarlar. İşte bu niteliklere sahip mü’minler için ahirette ödüllerin en hayır­lısı ve onur verici bir ağırlama hazırlanmıştır. Babaları, eşleri ve soyları içinde aynı dosdoğru yolu izleyenler de bu onur verici akıbetle ödüllendirileceklerdir, cennete girecek ve her kapıdan giren melekler kendilerine selam ve esenlik dileklerini ileteceklerdir.

“Peki sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen gi­bi midir?…”

Bu ayetler grubu içerik ve amaç bakımından konusunun ilk örneği sayılmaz. Vahyin inişine esas oluşturan ilahi hikmet, tutum ve davranışlar yinelendikçe, onlara ilişkin vahyi değerlendirmelerin de yinelenmesini öngörmüştür. Ayetlerde, iman ve küfür olgu­larının fert ve toplumların hayatları üzerindeki yapıcı ve yıkıcı etkilerine dikkat çekili­yor. Ayrıca İslam çağrısının belli başlı hedeflerinden, fert ve toplumun yapıcı (salih) ni­teliklerinden sozediliyor. Bir toplumu oluşturan fertlerin geneli bu tür niteliklere sahip olduğu zaman, insanlık âleminin en ideal toplumsal örgütlenmesi elde edilmiş olur. Fertler yıkıcı niteliklere sahip oldukları zaman da, yeryüzüne ve toplumsal hayata boz­gunculuk egemen olur. Bu bakımdan, incelemekte olduğumuz ayetler grubunu, üslup ve boyutları itibariyle Kur’an’m eşsiz ifade tarzının göz kamaştırıcı örneklerinden biri ola­rak nitelemek mümkündür.

Ayetlerden algıladığımız mesaj şudur: İlk kuşak mü’minlerin sahip oldukları bu ni­telikler, her çağdaki Müslümanların sahip olmak durumunda oldukları niteliklerdir. Ya da üzerlerinde taşımaları gereken karakteristik özelliklerdir. Buradan şu sonucu çıkarı­yoruz: Bu niteliklere sahip olmayan bir müslüman, İslam mesajının asıl hedefini kavra­mamış, İslam’ın mesajını tüm benliğiyle benimsememiştir.

Salih davranışlarda bulunan kimileri konuya kayıt ve çekince getirirler. Amaç, salih, yapıcı niteliklere sahip olmayanları, aradaki akrabalık bağlan ne kadar güçlü olursa ol­sun, salih mü’minlerin izleyicileri kategorisi dışında tutmaktır. Bununla evlatlara, salih, yapıcı niteliklere sahip atalarım örnek edinmeleri yönünde bir mesaj da verilmiş olabilir.

Ayetlerin akışı içinde, Allah’a verilen söze bağlı kalmanın önemine ilişkin ifadenin ne denli ön planda tutulduğu, hemen ilk bakışta farkediliyor. Şöyle ki: Kişi Allah’ın di­nine adım atar atmaz, bireysel ve toplumsal ahlaka, bireysel ve toplumsal yükümlülük­lere ilişkin tüm emirlerine uymak ve tüm yasaklarından kaçınmak üzere Rabbine söz vermiş olur.

Tefsir: Et-Tefsir’ül Hadis

Kulluk Ve Kulluğun Mükafatı

Allah’ın Mükafat Hazırladığı Kulları

Kalpler Huzura Nasıl Erer?

2 Yorum

  1. Furkan Demir 22 Kasım 2018 Alıntıla

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir