Kelime-İ Tevhid’in Anlamı Ve Fazileti

Kelime-i Tevhid'in Anlamı Ve Fazileti -inanankalpler.net

Kelime-i Tevhîd zikirlerin en faziletlisidir. Onu rükün ve şartlarına uygun olarak söyleyen kimse, zikirlerin en faziletlisiyle Allâh’u Teâlâ’yı zikretmiş olur.

Kelime-i Tevhid’i ihlâs ile söyleyen kimse için göğün kapılarının Arş’a varıncaya kadar açılmasına vesiledir.

Kelime-i Tevhid’in Anlamı:

Tevhîd birleştirme, birleme, bir olduğunu kabul etme ve bu şekilde inanma demektir.

Istılahı manası ise; Allah’tan başka ilâh olmadığına iman etmek, O’ndan başka Rab ve Ma’bud tanımamaktır.

Başka bir deyişle; ihtiva ettiği manaya gönülden inanarak “Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah” sözünü söylemektir. İşte “Allah’tan başka ilâh yoktur Muhammed Onun Rasûlüdür” anlamına gelen bu söze “Kelime-i Tevhîd” denir.

Kelime-i Tevhid’in Fazileti

“Kelime-i Tevhîd ” tüm semâvî dinlerin ortak inanç esaslarının temelini teşkil eder. Bu temele dayanmayan inanışların ve ibadetlerin tümü batıldır, Allah’ın yanında makbul değildir.

Nitekim, Cenab-ı Allah’ın göndermiş olduğu elçilerinin tümüne vahyettiği ve insanlara tebliğ edilmesini istediği en önemli husus, “Tevhîd” inancının esasını teşkil eden bu kutsal kelimedir. Hak Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de, son elçisi Hz. Muhammed (s.a.s)’e hitaben:

Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona; Benden başka ilâh yoktur, şu halde bana kulluk edin, diye vahyetmiş olmayalım” (el-Enbiyâ, 21/25) buyurmakla bu gerçeği dile getirmiştir.

Ayetlerde Ve Hadislerde Kelime-i Tevhid

Allah’tan başka ilâh tanımamak ve yalnızca O’na ibadet etmek tüm semâvî dinlerin ortak hedefidir. En güzel ifadesini “Kelime-i Tevhîd”de bulan bu husus, ehemmiyetine binaen, hem Kur’ân-ı Kerîm’de, hem de Rasûlüllah (s.a.s.)’ın hadislerinde çokça zikredilmiştir. Kur’ân’da:

Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır” (el-Bakara, 2/255).

Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır, en güzel isimler O’na mahsustur” (Tâhâ, 20/8).

O, sizin Rabbiniz olan Allah’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. Herşeyin yaratıcısı O’dur” (el-En’âm, 6/102).

Allah ile birlikte başka bir ilâh çağırma. O’ndan başka ilâh yoktur. O’nun zatından başka her şey helâk olacaktır. Hüküm O’nundur ve siz O’na döndürüleceksiniz” (el-Kasas, 28/88) buyurulmaktadır.

Kur’ân âyetlerinden de anlaşılacağı gibi, insanın mü’min ve muvahhid sayılabilmesi için, Allah hakkındaki düşüncelerinin sağlıklı olması, “Tevhîdi” çizgiyle paralellik arzetmesi gerekir.

Bir yandan “Allah’tan başka ilâh yoktur ” deyip diğer yandan O’nun hükmünü reddetmek ya da hâkimiyetinde O’na ortak koşmak, kesin olarak haram kıldığı bir şeyi helâl, helâl kıldığı bir şeyi haram saymak, yalnızca kendisine mahsus özelliklerden birini veya birkaçını, yaratılmışlardan herhangi birine isnad etmek, Allah’a yaklaştıracak veya O’nun katında şefaatçi olacak diye O’ndan başka dostlar edinip bunları ulûhiyyet derecesine çıkarmak, Tevhîd inancıyla asla bağdaşmaz. Bu tür düşünce ve inançlara sahip kimse “Allah’tan başka ilah yoktur.” demekle iman etmiş sayılmaz. Cenab-ı Allah bu gibi kimseleri yalancı ve inkarcı diye nitelemektedir:

Halis din yalnız ve yalnız Allah’ındır. O’ndan başka dostlar edinenler; bizi, sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz, derler. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve inkârcıyı hidayete erdirmez” (ez-Zümer, 39/3).

Yoksa onlar, câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? İyi anlayan bir toplum için hükümranlığı Allah’tan daha güzel hüküm veren kim vardır?” (el-Tevbe, 5/50).

Allah’ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rabler edindiler. Halbuki onlara; yalnız bir ilaha tapmaları emredilmişti. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır ” (et-Tevbe, 9/31).

Rasûlüllah (s.a.s.)’ın hadislerinde de “Kelime-i Tevhid”le ilgili şu ifadelere rastlıyoruz:

Her kim, Lâ ilâhe illâllâh der ve Allah’tan başka tapılan şeyleri reddederse, onun malına ve canına dokunmak haram olur. Hesabı da Allah’a kalmıştır” (Müslim, İman, 37).

Huzeyfe İbnu’I-Yemân radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

Elbisenin nakşı silinip gittiği gibi İslâm da silinip gidecek. Öyle ki oruç nedir, namaz nedir, hacc nedir, sadaka nedir? bilinemeyecek. Bir gecede AIlah’ın kitabı götürülecek, ondan yeryüzünde hiçbir şey kalmayacak. Çok yaşlı ihtiyar erkek ve kadınlardan birkısım insanlar sağ kalıp: “Biz babalarımıza lâ ilâhe illallah kelimesi üzerine yetiştiğimiz için bu kelimeyi söyleriz” diyecekler.

Huzeyfe bu hadisi anlatınca orada bulunan Sıla radıyallahu anh kendisine:

O yaşlılar namaz nedir, oruç nedir, hacc nedir, sadaka nedir bilmezken “Lâ ilâhe illallah” kelimesi onlara bir fayda sağlar mı?” dedi.

Huzeyfe (bu söze) cevap vermedi. Ama Sıla bu sorusunu üç kere tekrarladı. Her seferinde Huzeyfe onun sorusuna cevaptan kaçındı. Sonunda üçüncü tekrar üzerine Sıla’ya yönelerek:

Ey Sıla kelime-i tevhid onları (hiç olsun ebedî) cehennemden kurtarır” dedi ve bunu üç kere tekrar etti.”

Ahmed bin Hanbel, Ebu Umame (r.a)’den rivayet etmiştir: “Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:

Allah’ı zikretmek, O’na hamdetmek, O’nu teşbih etmek ve O’nun bir­liğini dile getirmek (kelime-i tevhidi söylemek) üzere güneş doğuncaya ka­dar oturmak benim için İsmailoğullarından iki köle azad etmekten daha se­vimlidir, ikindiden sonra da (aynı amaçla) güneş batıncaya kadar oturmak benim için İsmailoğuîlanndan dört köle azad etmekten daha sevimlidir.

Bir rivayette de şöyle denmektedir:

Güneş doğuncaya kadar Allah’ı zikretmem, tekbir getirmem, tehlil yap­mam (kelime-i tevhidi okumam) ve teşbih etmem benim için İsmailoğuîla­nndan dört köle azad etmekten daha sevimlidir. İkindiden sonra da güneş batıncaya kadar Allah’ı zikretmem benim için İsmailoğuîlanndan şu kadar, şu kadar köle azad etmekten daha sevimlidir.

Ahmed bin Hanbel (5/261) Mecme’u’z-Zevaid (10/1047) Heysemi şöyle söyle­miştir: “Bunun tamamını Ahmed bin Hanbel rivayet etmiştir. Taberani de, bu ikin­ci rivayetin bir benzerini rivayet etmiştir. İsnaâlan ise hasendir.” Said Havva, El Esas Fi’s Süne Hadislerle İbadet Ansiklopedisi

Kaynaklar: İslam Ansiklopedisi, El Esas Fi’s Süne Hadislerle İbadet Ansiklopedisi

Bir yorum

  1. SOHBETHANEM 4 Temmuz 2018 Alıntıla

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir