Kaza Ve Kadere İman





Kaza Ve Kadere İman

İmanın altı esasından birisi de kaza ve kadere, hayır ve şerrin Allah’ın yaratmasıyla olduğuna inanmaktır. İman esasları içerisinde en girift meseledir. Fazla kurcalanması da doğru bulunmamıştır.

İmam Matüridiye göre bu iki terimin manası şöyledir :

Kader; Allahü Tealanın ezelden ebede kadar olacak şeylerin zaman ve mekanını, vasıflarını, hususiyetlerini, ne şekil ve zamanda olacaklarsa onların hepsini, daha onlar meydanda yok iken bilip, o şekilde sınırlayıp takdir etmesine denir. Kader ilim sıfatıyla ilgilidir.

Kaza ise ; Allah’ın ezelde irade ve takdir buyurmuş olduğu şeylerin zamanı gelince her birisini ezeldeki ilim, irade ve takdirine uygun bir şekilde icad edip yaratmasına denir. Kaza Tekvin sıfatıyla ilgilidir.

Kaza ve kader ilim, irade, Kudret ve Tekvin sıfatlarıyla Hali olduğu için kaza ve kadere inanan bu sıfatlara, inanan kaza ve kadere inanmak zorundadır. Zaten kaza ve kadere iman Allah’a imana dahildir.

Kur’an, Kerimde : “Şüphesiz biz, her şeyi bir takdir ile yarattık.” (Kamer Süresi, ayet : 49)

Allah her şeyi yaratmış ve her birine belirli bir nizam vererek, onun kaderini tayin ve takdir etmiştir.” (Furkan Süresi, ayet : 2) buyurulmakta ve sahih hadislerde iman esaslarında sayılmaktadır. (Cibril Hadisi gibi…)

Her şeyi yaratan Allahü Teala’dır. O’ndan başka yaratıcı yoktur. O meydana gelecek her şeyi önceden biliyordu. Bildiği gibi diledi, takdir etti ve zamanı gelince de ilmine, irade ve Takdirine uygun olarak yarattı.

Kulda yaratma gücü yoktur. Ancak irade-i cüziyye vardır. Bu, kulun iyi ve kötü iki cihetten birini irade edip seçmesidir. Yani iradesinin o seçtiği tarafa meyletmesidir. Kul bir tarafı seçti mi Allah onu yaratır. Yaratan ve takdir eden yine Allah’tır. Fakat çalışıp kazanan, işi yapan kulun kendisidir. Bu, mümkün olan işlerde cereyan eder. Bunun için de kul yaptığından sorumlu tutulur. İradesini hayra sarfetmişse mükafatını, şerre sarfetmişse cezasını görür.

Kula gereken çalışmak ve iradesini hayra sarfetmektir. Kulun kadere dayanıp yatması tevekkül değildir. Cenabı Hak kullarının kaderinin ne olduğunu bildirmemiştir. Binaenaleyh kötülük yapıp «Kaderim buymuş, ben ne yapayım, önlemek elimden gelmez.» demek kadere iftiradır. Bazıları böyle hareketi tevekkül sanırlar. Aslında tevekkül sebeplerine yapışıp yapabileceğini yaptıktan sonra gücünün yetmediğini Allah’a havale etmektir.

Hayri da, şerri de Allah Yaratır. Ancak hayrı yaratır, Ondan razı olur Şerri yaratır, razı olmaz. Şerrin yaratılması görünüşte olabilir ve aslında bilemediğimiz hikmetleri gizleyebilir. Ayrıca şerrin Hak tarafından yaratılması, onun hak olmasını gerektirmez.

Kulun yaptığı işler kendi elinde olan ve olmayan olmak üzere ikiye ayrılır. Uyanıkken elimizi sallamamız irade-i cüz’iyemizle yaptığımız işlerdendir, bunlardan sorumlu oluruz. Uyurken elimizi sağa sola savurmamız elimizde olmayan işlerdendir. Bunlardan ise sorumlu değiliz.

Her canlının yaşayabilmesi için gereken rızkı veren Allah’tır. O, Razzak-ı Alem Alemlerin rızkını vericidir. Rızkımız O’nun ilim, irade ve Takdiriyledir. Kulun da rızkını arayacak sebeplere yapışması kendisine aittir Helali de, haramı da yaratan Allah’tır. Ancak helal O’nun rızasına uygundur.
Haramı ise Cenabı Hak istemez. Kul iradesini harama sarfederse  Allah onu yaratır. Sonra da bundan o kul mes’ul olur. Yediği haram sebebiyle cezasını görür.

Hiç kimse rızkını bitirmeyince ölmez.
Yaratıp, büyüten Allah olduğu gibi, öldüren de Allah’tır. Her canlının eceli Allah tarafından takdir edilmiştir. Vakti saati gelince ölecektir. Takdir edilen vaktini ne bir saniye geçer, ne de bir saniye geri kalır. Yani ecel birdir, değişmez. Katilin öldürdüğü de takdir vaktinde ve eceliyle ölmüştür. Bu durumda katilin azab görmesi bir kimsenin ölümüne sebep olmak için iradesini Allah’ın yapılmasını istemediği bir işe sarfetmiş olmasındandır. İntihar edenlerin durumu da böyledir.

Kaynak : İslam Dini Ve İlmihali – İsmail Kaya

İman Borcu!

Müminler Sadece Allaha Dayansınlar



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir