Bizim Kız – Yaşanmış Hayat Hikayeleri



 Merhamet

İyilik aşkı onun gönlünde taht kurmuştu. Kim olduğumuzu, davranışlarımız ele verir ya… Suna’nın dolu dolu geçirdiği yaşamına da dikkat edildiğinde, hayranlık duyulmaması mümkün değildi.

Nedense, ayağı kırılmış bir köpek, ya da kuyruğunu bir araba tekerleğine feda etmiş bir kedi, hep gelir onun kapısı önüne otururdu. Sanki kendilerine yardım elini kimin uzatacağını biliyorlarmış gibi… Bulduğu bu yaralı hayvanları, günlerce veterinerlere tedavi ettirip, sonra da sokağa salıverirdi. Hele bunların içinde bir köpek azmanı vardı ki… Bu hırçının adını “Keto” koymuştu Suna. Çirkin, kirli, bir o kadar da iri… Ama kadın o köpekte de sevilecek bir taraf bulmuştu.

“Seni bu çirkin hayvanlar mı kurtaracak?” diye merhametiyle alay edenlere Peygamberimizi örnek veriyordu. O değil miydi, bir köpek leşinin yanından geçerken kokudan iğrenip burnunu kapatanlara; “Bakınız, ne güzel dişleri var?” diyen!…

Marifet Efendisi gibi, her canlıda gizli olan bir güzelliği görebilmekteydi. Kimsenin sözlerini umursamadan;

“-Bakmayın şimdilik onun huysuzluğuna. Yalnızlık canına tak demiş de ondan. Hele bahçemde birkaç hafta dolansın, karne doysun. Gelin görün o zaman bu köpeği.”

Hayret!.. Hakikaten Keto, uslu bir köpeğe dönüştü, Suna’nın yanında. Sahibinin şehir dışındaki yazlık evini ve bahçesini sadakatle bekledi yıllarca…

Tıpkı hep böyle… Duyması yeterdi Suna’nın/ Onun merhametinden nasibini almayan yoluna çıkmış tek bir garip yoktu. Bilhassa Ramazan gecelerinin özel misafirleri ise Huzurevi sakinleriydi.
Ahmet Amcalar, Havva neneler onu “Bizim kız” diye çağırırlardı. Bizim kız…

O ihtiyarcıkların gönüllerinden bir can. Toplumdaki ihtiyaç sahiplerinin mutluluğu için, kendi arzularını hiçe sayan… İçindeki bütün iyilikleri insanlar yararına sunan. Çevresine neşe saçan bir kahkahayı tarif ederken “Suna” dense yeriydi.

Çok soğuk bir kış günü, bütün komşular Suna hanımın birinci kattaki evinin penceresi önüne oturmuş, çaylarını
yudumluyorlardı. Kendilerini, lapa lapa yağan karın güzelliğine kaptırmışken, Suna caddede telaşlı adımlarla koşuşturup duran insanları gösterdi.

“-Kimbilir?” dedi. “Nice ümitsizler yanıbaşımızdan geçip gidiyor da haberimiz bile olmuyor. Şu yürüyen insanların arasında, ya evinde ısınacak odunu dahi olmayan kişiler varsa…”
Bu düşüncesiyle herkesin içini titretti. Komşuları da kızdı tabii…
“-Aman Suna, keyiflerimizin üstüne darı ekmeye bayılırsın zaten.”

Komşular kalplerini bu duygu selinden kurtarmak istercesine, o titreyişlerini soğuğa yorsalar da, hakikatlerin acısı hala vicdanlarının bir köşesini sızlatmaya devam ediyordu. Daima başkalarını düşünerek yaşamak, bazen yüreklere ağır gelse de, iyilik aşkı insanların fıtratında vardı. Bu yüzden Suna’nın sözleri, sıcacık odanın huzurunu kaçırmaya yetmişti.
O anda odadakilerin gözleri kaldırımlara, bilhassa karşılarındaki mağazanın önüne ufacık tezgahını yaymış çocuğa takıldı. Üzerinde incecik bir gömlekle gelip geçene kitap satmaya çalışıyordu. Suna;

“-Uzun zamandır onu takip ediyorum dedi. “Ama gururlu davranışları yüzünden, çocuğu incitmemek için ona yardım elimi uzatamıyorum. Şu görüntüye de dayanamam artık. isterse yine kabul etmesin. Hiç olmazsa bir bardak çay gönderelim de içi ısınsın yavrucağın”

Sıcacık bir kupa çay… Bir tabak kurabiye. Çocuk beklenenin aksine bu halisane ikramı kabul etti. Tepsiyi geri getirdiğinde, üzerine de bir kitap koymuştu. İyiliğe karşı hediyeyle mukabelede bulunmuştu çocuk. Suna hanım, ilk sayfasına iliştirilmiş satırları gözyaşları içinde okudu.
“Soğuk bir karlı günde, çok büyük zevkle içilen bir bardak çayın hatırasına, minnettarlığımla”
O yavruya, bir daha kendi mahallelerinde rastlayamadılar.

Yaradan, boşuna emretmemiş kullarına;

“Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi sen de iyilik yap!” diye…

Hakikaten iyilik çok güzel bir ağaç. Çiçekleri gönüllerde asla solmuyor. Suna hanım gibi ruhları nice sevgilerle bezenmiş insanlarda, çevrelerinde ışık saçmaya devam ediyor. Başkalarını, saptıkları yanlış yollardan vazgeçirmek için, onların önüne böyle müstesna güzellikleri sergilemek de bizlere düşüyor.

Beyaz Güller

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir