Bizden Önce Giden Ameller



Bizden Önce Giden Ameller

Takva, kalp ile yaşanan bir haldir. Sözler ona gölgeleriyle işaret eder. Fakat O’nun gerçek yapısı sözlerle ifade edilemez.

İnsanın kalbini hassaslaştıran Allah’ı hissettiren bir uyanıklığa kavuşturan, hoşlanmadığı bir halde Allah’ın kendisini görmesinden korkan, sakınan ve utanan bir duyarlılığa kavuşturuyor. Allah’ın gözü her an her kalbin üzerindedir.

Bismillâhirrahmânirrahîm
18- Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
19- Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
20- Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri Meali – Haşr Suresi / 18-19-20

Haşr Suresi 20

Haşr Suresi 18-19-20. Ayetlerin Tefsiri:

18. Ey İnananlar! Allah’tan korkun ve emirlerine sarılmak, nehiylerinden kaçınmak suretiyle azabından sakının. Herkes, kıyamet günü için hazırladığı iyi amellerine baksın.
İbn Kesîr şöyle der: Dönüp Rabbinize arz olunacağınız gün için, iyi amellerden kendinize biriktirdiğinize bakın. Kıyamet gününün gelmesi yakın olduğu için, ona “yarın” mânâsına gelen ismi verildi: “Kıyamet saatinin durumu, göz açıp kapama gibidir veya daha yakındır” Kelimesinin nekre getirilmesi, onun büyüklüğünü ve korkunçluğunu ifade etmek içindir. Allah’tan korkun. Yüce Allah emrini pekiştirmek ve öncekilere ve sonrakilere yapmış olduğu emrin yani takvanın derecesini açıklamak için bu âyeti tekraladı: Sizden Önce kendilerine kitap verilenlere ve size, “Allah’tan korkun” diye emrettik” Kuşkusuz Allah amellerinizden haberdardır. Size onların karşılığını verecektir.

19. Ey Mü’minler topluluğu! Allah’ı anmayı O’nun gözetiminde olduğunu ve O’na itaat etmeyi terkedenler gibi olmayın. Onlar böyle yapınca Allah da onlara haklarını ve onlara elverişli bir şekilde bakmayı unutturdu.
Ebû Hayyân şöyle der: Bu, günaha başka bir günah ile ceza verme kabil indendir. Çünkü onlar Allah’a ibadeti ve emirlerine sarılmayı terkettiler. Dolayısıyla payları unutturulmak sure­tiyle onlara ceza verildi. Neticede yarın için kendilerine fayda sağlayacak herhangi bir iyilik sunmadılar. işte onlar Allah’a itaat etmekten çıkan günahkârların ta kendileridir.

20. Kıyamet gününde bahtiyarlarla bedbahtlar yani cehennemliklerle cennetlikler rütbe ve fazilette eşit değildir. Cennetlikler, nimet yurdunda ebedî mutluluğu kazanan­lardır. İşte bu büyük bir kazançtır.

Tefsir – Safvetü’t Tefasir

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir