Emin Dedeyi Teselli Eden Torunu



Emin Dedeyi Teselli Eden Torunu

Hepimizin canımızdan çok sevdiği kişiler vardır. İnsan sevdiklerini  kendi için değil, sevdiği kimseyi yaratan Allah’tan ötürü sevmelidir.

Sevdiklerimiz Hakkın rahmetine kavuştukları zaman kendimizi kahredecek derecede üzülmemeli ve sevdiklerimiz ile ahirette buluşmak ümidiyle hayata devam etmeliyiz. İşte bunu çok güzel anlatan ibretlik bir kıssa….

Emin Dedeyi Teselli Eden Torunu

Emin Dede, hayatı boyunca yaşantısıyla çevresindeki insanlara örnek olmuş, ibadet hayatına, kılı kırk yararcasına dikkat eden bir insandı. Kendisi gibi yaşlı olan eşiyle beraber şirin bir ilçede yaşıyorlardı. Bu iki yaşlı çınar, hayatlarını çocuklarına adamışlar, onları okutmuşlardı.
Çocuklardan birisi doktor, birisi hoca, diğeri de öğretmen olmuş ve her biri memleketin değişik yerlerine dağılmışlardı. Onlar, anne ve babalarını yanlarına almak istiyorlardı, ancak Emin Dede ile eşi Sema Nine yaşadıkları yerden ayrılmak istemiyorlardı.

Çocuklardan uzak bir yerde yaşamaları, bu iki insanı birbirine kenetlemişti. Hatta bazı geceler Emin Dede, eşine:

– Sen benden önce vefat edersen ben ne yaparım, diyor ve gözleri nemleniyordu. Aynı endişeyi Sema Nine de taşıyordu.

– Ya ben ne yaparım, diyerek ağlıyordu.

Bir gün Sema Nine hastalandı. Emin Dede, hayat arkadaşını hemen doktora götürdü. Sema Nine kanser olmuştu ve doktorun ifadesiyle çok kısa bir ömrü kalmıştı. Bu haber Emin Dedeyi adeta yıkmıştı. Eşini hastaneden alıp evlerine getirdi. Sema Nine eşinin gözlerine baktı ve,

– Ben yolcuyum bey. Bana acısı ve tatlısıyla güzel bir hayat yaşattın. Allah senden razı olsun. Bana hakkını helal eder misin? dedi. Bu ifadelerle duygulanan Emin Dede şöyle dedi:

– Benim ne hakkım olabilir ki! Esas sen bana hakkını helal et. Koca bir ömür benim kahrımı çektin.

Aradan birkaç gün geçti ve Sema Nine ağırlaştı. Artık son anlarını yaşıyordu. Emin Dede eşinin ellerini tuttu. Bu sırada Sema Nine ruhunu teslim etti. O an Emin Dedenin pamuk sakalları gözyaşlarıyla ıslandı. Çocukları da gelmişti ve onlar, babalarını teselli ettiler. Defin işleri yapılarak Sema Nine toprağa verildi.

Eşinin vefatından sonra Emin Dede torunu Nurdan ile beraber yaşamaya başlamıştı. Nurdan Hanım hem tahsilini yapıyor, hem de dedesine bakıyordu. Emin Dede, zaman zaman yanına torununu da alarak eşinin mezarını ziyaret ediyordu. Bu ziyaretler onun yaşlı ruhunda derin bir hüzün meydana getiriyordu.

Eşinin vefatından sonra Emin Dede adeta dünyaya küsmüştü. Hiç kimse onu teselli edemiyordu. Ne çocukları, ne yakınları, ne de arkadaşları…

Bir gün Nurdan Hanım, yemeği hazırlamış, dedesini sofraya davet etmişti. Sofraya beraberce oturdular. Bu sırada Nurdan Hanım, Emin Dedeye şöyle bir soru sordu:

–  Dedeciğim! Ben arkadaşımdan emanet bir kolye aldım. Çok hoşuma gitmişti. Onu bir müddet taktım. Arkadaşım onu benden istedi. Bu kolyeyi ona geri vereyim mi?

– Elbette vermen gerekir kızım. Bu nasıl soru böyle? Zaten emanet olarak almışsın. Bir an önce kolyeyi sahibine ver. –

–  Ama epey bir zaman benim yanımda kaldı. Ona çok alıştım. Hem çok sevdim. Bir türlü ondan ayrılmak istemiyorum. Emanet de olsa kolyeyi geri vermek içimden gelmiyor. Geri vermesem olmaz mı?

– İyi ya kızım! Bu hâl, kolyeyi arkadaşına vermeni daha çok gerektiriyor. Çünkü onu emanet olarak alalı çok zaman olmuş. Akşam oldu. Yarın ilk işin kolyeyi sahibine vermek olsun.

– Bak şimdi dede! Beni çok iyi dinle! Sen de günlerdir Allah’ın sana önce emanet edip sonra senden geri aldığı şeye gereğinden fazla üzülüp kendini kahrediyorsun. O, verdiği şeye senden daha çok hak sahibi değil mi? Ninem de sana Allah’ın bir emaneti değil miydi?

Nurdan Hanımın bu sözleri Emin Dedeyi derin düşüncelere sevk etti. Hiçbir şey konuşmadan öyle kalakaldı. Allah akıllı torunu vasıtasıyla kendisini irşat etmişti. Emin Dede hemen içinde bulunduğu halden Allah’a sığındı. Ona tevekkül etti. Ahirette eşine tekrar kavuşacağı ümidiyle yaşayıp Rabbine şükretti.

Kemal Turan’ın, Gül Kokulu Hikayeler kitabından alıntıdır. 

Diğer ibretlik hikayelere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz…

Yalan Söylemeyen Çocuk
Her Namazdan Sonra Lanet
On İki Daireli Fakir Adam
Ateşten Yanmayan Eller

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir