Naz Makamında



Hac

Kurban ayı yaklaşıyordu. Terzi, hacca gidecek olanların verdiği siparişleri, gecesine gündüzüne katarak yerlerine teslim etmeye uğraşıyordu.

O gün son elbisenin dikimi bitmişti. Sahibi gelip, o bembeyaz nesneyi aldıktan sonra, terzinin içi bir tuhaf oldu. Çoktandır yüreğini bulutlandıran üzüntüsü daha da arttı. Zira, bunca yaşına rağmen ona hiç hac nasip olmamıştı. Gidenlere imrenme duygusu, son raddesindeydi artık. Yavaş yavaş damarları belirginleşen yorgun ellerine baktı. Daha kaç zaman dikiş dikerek para biriktirebilecekti?
Bir kasap yanında yardımcı çalışan kocası da ne kadar uğraşsa, onun bu arzusunu yerine getirememişti. Ani bir kararla sandığı açtı. Yıllardır sakladığı beyaz bir poplin kumaşı çıkararak, ondan kendisine elbise kesmeye koyuldu. O hırsla birkaç saat sonra üstleri robadan büzgülü, upuzun entarisi çoktan tamamlanmıştı. Daha teğellerini sökmeden sırtına geçirdi. Üzerine, bembeyaz bir örtü almış, seccadesindeydi şimdi. Ikindi namazını bu kıyafetle kıldıktan sonra, yere kapanarak ağlamaya başladı.

“- Gidenlerinde gözüm yok Allahım ! Hiç yok. Ama beni oraya çağıfmadığın için yüreğim kan ağlıyor. Işte diktim elbisemi, giydim bile.’Sen bu Hac’da Kâbeyi tavaf eden onca hacim arasında beni göremeyince üzül diye. Sonra, o garip kulum da istemişti diyerek beni hatırla, çevir nazarın, üzerime. Hacıların sevabından şu zavallı terziye de nasip et. Nasip et. Nasip et Rabbim…”

Günlerdir çalışmasının verdiği yorgunlukla, üzerinde elbisesiyle uyuyakalmıştı. Akşama doğru eve gelen kocasının ziliyle yerinden fırladı. Adam onu bembeyaz kıyafetle görünce ;

“- Ah, haberi patronun karısından alabileceğin hiç aklıma gelmedi” dedi.

“Müjdeyi sana ben vereyim isterdim.”

“- Ne müjdesi efendi ?”

“- Hay Allah ! Seni beyazlar içerisinde görünce öğrendin sanmıştım Hacca gidiyoruz ya ikimiz.”

Karısı, heyecanla kollarının arasında yığılırken, adam hala konuşmaya devam ediyordu.

“- Gördün mü, senin hac paranı biriktirdiğimiz isabet oldu. Beni de kurbanda oraya, kasap olarak yazdırdı patron. Ne mutlu bize. Şükür, Mekke kapısı yüzümüze aralandı.”

Diğer hikayelerim…

Bir Hidayet Yolu
Ölüm Rabbe Kavuşmaksa
İbret Alınacak Bir Veda Dersi

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir