Hayatın İçindeki Sadakalar



Hayatın İçindeki Sadakalar - www.inanankalpler.net

Sadaka, sadaka veren kişinin imanına delildir. Zira sadaka, hem zekât hem de  hayır-hasenât anlamına gelir. Bunları yerine getirmek de imandan kaynaklanır.

Her bir parmak kemiğinin bahşettiği iyilik ve hizmete karşı bir sadaka vardır.

Her bir gün içinde hayvanına binmek veya eşyasını yüklemek isteyen kimseye yardım etmek, hayvanına bindirmek yahut eşyasını yüklemek de bir sadakadır. Güzel bir söz de sadakadır. Namaza gitmek yolunda sahibinin attığı her bir adım da büyük bir sadakadır. (İhtiyacı olana) yol göstericilik yapmak da bir sadakadır.
[Buhari] 

 

Şefkat, yardım, çevreye karşı duyarlılık, zayıf ve kimsesizleri korumak hep iman alâmetidir.
Merhametsizlik, haksızlık, duyarsızlık, kabalık ve katılık dinî duygudan, sorumluluktan, ilâhî huzurdaki hesaplaşmaya önem vermemekten, kısacası imansızlıktan ileri gelir.

Dini yalan sayanı gördün mü? O, yetimi iter-kakar ve asla fakir-fukaranın doyurulmasını teşvik etmezMâun sûresi – 3. âyeti , bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. O halde sadaka, imana ve ondan kaynaklanan üstün İslâmî değerlerin varlığına delildir. Öte yandan sadaka veren mü’min, kıyamette malını nereye harcadığı sorulduğu zaman, verdiği sadakayı  gösterecektir.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adaletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz için mescide giderken attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de sadakadır.”

Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 12, Edeb 160

Sağlık her şeyin başıdır; en büyük devlettir. Vücudumuzdaki kemik-mafsal (eklem) yapısı, yani iskelet, aynı zamanda hayatın ve sağlığın da temel yapısıdır. Binaenaleyh bunların her biri için her gün bir iyilik ve sadaka borcumuzun olması pek tabiîdir. Zira aslında biz, her gün yeni bir günü, başka bir hayatı yaşamaktayız.

İşte bu görevimizin yerine getirilmesinde de “müsamaha dini” olan İslam imdadımıza yetişiyor. Hayır yollarının çokluğu ilkesiyle bizleri rahatlatıyor. İşimizi kolaylaştırıyor.

Bu hadîs-i şerîfte de yeni bazı hayır yolları ve imkanları önümüze konulmaktadır. Dargın iki Müslüman arasını bulmak, hayvanına veya arabasına binmeye çalışana yardımcı olmak, eşyasını yüklemekte, taşımakta güçlük çekenlere yardım etmek, camiye namaz için giderken yürümek.

Bu demektir ki, beş vakit namazını camide kılmaya özen gösteren ve en az günde üç yüz altmış adım atan Müslüman, eklem ve kemiklerinin o günkü sadaka borcunu ödemiş olur. Sağlığına hizmet etmiş olur.

Gelip geçenleri rahatsız eden her şeyi yoldan kaldırmanın sadaka olduğu bu hadîs-i şerîfte de tekrar edilmektedir. Bu da konunun ehemmiyetini göstermektedir.

Hadisten Neler Öğrendik?

Din kardeşlerinin arasını bulmak bir hayırdır.
Namazları câmide cemaatle kılmaya özen göstermek, sadece her adıma bir sadaka sevabı ile düşünülünce bile, büyük bir kazançtır. İhmal etmemek gerekir.
Eşyasını taşımakta, yüklemekte güçlük çekenlere yardımcı olmak, hem insani hem de İslâmî bir meziyet ve iyiliktir.
Müslüman, çevresine karşı duyarlı davranan insandır.

Kaynak – Riyazu’s-Salihin

Hayırlı İşlere Koşmak Ve Hayra Yönelmek

İslam’da Hoşgörü Ve Müsamaha

Az Sadaka Çok Belayı Defeder.

Sadaka’nın Fazileti

Sadaka İle İlgili Hadisler

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir