İki Denizin Birleştiği Yere Yolculuk-1



İki Denizin Birleştiği Yere Yolculuk-1

Hz. Musa’nın -selâm üzerine olsun- hayatı ile ilgili bu bölümü bütün Kur’an’da sadece bu surenin Kehf suresinin bu bölümünde anlatılır.

Hz Musa’nın hayatının geçtiği bir bölüme bugün değinirken ayetler ile Kehf suresinde geçen Hz Musa’nın hayatı bu bölümüne diğer konumuzda değinmeye devam edeceğiz. Ancak  ayetler ile Hz Musa’nın hayatına geçmeden önce Fizilal’İl Kuran’dan konu ile ilgili bir açıklamayı paylaşmak isterim:

Fizilal’in Kuran’dan:

Kur’an-ı Kerim “iki denizin birleştiği yer” ifadesinden başka, olayın geçtiği yeri belirtmiyor. Yine bu olayın Hz. Musa’nın -selâm üzerine olsun- hayatı içinde geçtiği tarihe de değinmiyor. Acaba bu olay daha Hz. Musa Mısır’dayken ve henüz İsrailoğulları ile birlikte burayı terk etmemişken mi gerçekleşmiştir? Şayet Mısır’ı terk ettikten sonra gerçekleşmemişse ne zaman gerçekleşti? Kutsal topraklara (Filistin) gitmeden önce mi? Yoksa orada zorba bir toplum yaşadığı için bölgeye giremeyip civar bölgelerde bekledikleri sırada mı? Yoksa çölde kaybolup şuraya buraya dağıldıkları sırada mı?

Aynı şekilde Kur’an-ı Kerim Hz. Musa’nın karşılaştığı bilge ve saygın kul hakkında da herhangi bir açıklamada bulunmuyor. Kimdir bu adam? Adı nedir? Bir peygamber mi? Resul mu? Yoksa bir alim yahut bir veli mi?

Bu hikâyeye ilişkin gerek İbn-i Abbas’tan, gerek başkalarından aktarılan birçok rivayet vardır. Ama biz “Kur’an-ın Gölgesinde” yaşamak için, ayrıca Kur’an-ı Kerim’de bu şekilde detaya girmeden yer, zaman ve isim belirtmeden sunulmasının özel bir hikmeti olduğuna inandığımız için hikâyenin Kur’an’da geçen şekliyle yetiniyoruz.

Kur’an’da, yeralan bu açıklamalarla yetinip ötesine geçme gereğini duymuyoruz. ( Buhari Kur’an-ı Kerim’de yeralan bu hikâyeden söz ederken şu rivayetleri aktarır: “Bize Hümeydi, Süfyan’dan o da Amr b. Dinar’dan o da Said b. Cübeyr’den şöyle nakletti:

“Ïbn-i Abbas’a dedim ki “Nevf el-Bekkali Hızır’a- arkadaşlık eden MusÆa’nın israiloğullarının peygamberi Hz. Musa olmadığını iddia ediyor” İbn-i Abbas dedi ki “Allah’ın düşmanı yalan söylüyor” Übey b. Ka’b Hz. Peygamberin -salât ve selâm üzerine olsun- şöyle dediğini anlattı:

Hz. Musa İsrailoğullarına hitap etmek üzere ayağa kalktı, o sırada kendisine insanların en bilgininin kim olduğu soruldu, o da “Benim” dedi. Bunun üzerine yüce Allah kendisini azarladı, çünkü her şeyi bilmiyordu. Daha sonra yüce Allah, iki denizin birleştiği yerde bir kulum var, o senden daha bilgilidir diye vahyetti. Musa “Ya rabbi onu nasıl bulurum? dedi. Yüce Allah yanma bir balık al ve onu bir bohçaya koy. Bu balığı nerede kaybettiysen o kulum oradadır” dedi.)

ِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

60- Hani Musa, genç arkadaşına “Hiçbir güç beni durduramaz, ya iki denizin birleştiği yere varırım, ya da yıllarca yol yürürüm “ demişti.

61- İki denizin birleştiği yere vardıklarında yanlarındaki balığı bir kenarda unuttular, o da bir yeraltı deliğinden kayarak denize kaçtı.

62İki denizin birleştiği yeri geçtiklerinde Musa, genç arkadaşına, “Azığımızı getir bakalım, gerçekten bu yolculuğumuzda çok yorgun düştük” dedi.

63- Genç arkadaşı Musa’ya “Bak sen! Kayalığa vardığımızda balığı unutmuştum, bana onu hatırlatmayı unutturan mutlaka şeytandır, balık şaşırtıcı bir şekilde canlanarak denize kaçtı” dedi.

18-Kehf suresi- Fİzilal’il Kur’an

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir