Hayatınızdaki Engeller



Hayatınızdaki Engeller

Abdullatif Erdoğan Hocamızın kaleminden İç’te ve İş’te Başarı ve Mutluluk Yolları -Düşünceye İnce Ayar- isimli kitabından…

Hayatınızdaki Engeller

Yaşanılan zaman ve içinde bulunulan ortamda ‘engel’ler ile karşılaşmış, hesap edilmemiş, programlar içerisine alınmamış olayları canlandırıyorum:

  • Bir programınız vardır, yetişmeniz gereklidir. Aksilikler üst üste gelir de bir türlü belirlenmiş vakitte o programınıza yetişemezsiniz. Yolda ulaşım aracı olarak kullandığınız vasıtanın ya tekerleği patlamıştır, ya kaza yapmıştır veyahut araç içinde veya yolda bir problemli iletişim yaşamışsınızdır da varmanız gereken zamanda yapmanız gereken işi yapamamışsınızdır.
  • Anneniz ve babanızla ufak bir iletişim kazası yaşamışsınızdır. Onların duygularını kendi duygularınızdan dolayı dikkate almamışsınızdır. Anne ve babanızı incitmişsinizdir.
  • İşyerindesinizdir. Amirinizle işe ya da kişiliğinize yönelik ufak yollu bir tartışma yaşamışsınızdır.
  • Okuldasınızdır. Öğretmenlik yapıyorsunuzdur. Öğrenciniz çok tuhaf bir davranış sergileyerek sınıfın genel huzurunu ve sizin o günkü bütün enerjinizi yok edecek bir davranış içerisinde olmuştur.
  • Kendi başınıza kalmış bir halde iç dünyanızda yolculuk yapıyorsunuzdur. Seyahat halinde iken birden bir yere takılırsınız da o duygu ve düşünce sizi geçmişte yaşadığınız çok önemli bir olaya götürmüştür. Ve o olayı şuan yaşıyormuşçasına hissetmişsinizdir. İçinizde oluşan bu tuhaflığa bir mana verememektesinizdir.
  • Eser yazmaktasınızdır. Alıntı yaptığınız bir çalışmanın sahibi tarafından bir elektronik posta almışsınızdır. Elektronik posta zehir zemberek bir şekilde yazılmıştır. Çalışma sahibi sizin kendi eserinden yapılan herhangi bir alıntıyı kabul etmediğini, isminin zikredilmediğinden hareketle de dava edeceğini beyan etmektedir.
  • Mağaza yöneticisinizdir. Telefon gelmiştir. Karşıdaki ses, mağazanızda müzik eseri yayınlanan sanatçının menajeri tarafından çıkarılan bir sestir. Menajer, eserin yayınlanmasından dolayı mağazanızı mahkemeye vereceğini beyan etmektedir. Ya istedikleri miktarın anlaşmalı olarak MESAM’a verilmesi ya da mahkeme sonucuyla gerekli yaptırımın uygulanmasından bahsetmektedir.
  • Seminer yönetmektesinizdir. Seminerde verdiğiniz ilk arada lavaboya gidiyorsunuz. Lavaboda ihtiyacınızı görüyorsunuz. İhtiyacınızı gördükten sonra eğitim salonuna gidiyorsunuz. Salona girdiğinizde bütün katılımcılarda çıt çıkmadığını görüyorsunuz. Bir kişi cesaretini toplayarak yaka mikrofonunun lavabodayken de açık kalmış olduğunu söylüyor.
  • Yolda yürümektesiniz. Bir apartman altından geçerken üst katlardan bir elma atılıyor, elma başınızın bir karış önünden geçiyor.
  • Şirket yönetiyorsunuz. Çok önemli bir ödemeniz var. Ödemenin ödenmesi için alacağınızı almanız gerekli. Alacağınız gelmediği için ödeyeceğinizi ödeyemediğinizi görüyorsunuz.
  • Rüya görmektesiniz. Çok önemli bir başarıya el atmak üzeresiniz. Her şey rüya tabirlerinde olumlu yorumlanacak şekilde gelişiyor. Ama o anda bir telefon sesiyle uyanıyorsunuz.
  • Kariyeriniz için çok önemli bir proje üzerinde aylardır çalışıyorsunuz. Projeyi tam bitirme aşamasındasınız. Projenizi teslim etmeden az önce duyduğunuz bir haberle projeden vazgeçildiğini duyuyorsunuz.

Aksilikler yakanızı bırakmıyor olabilir.

Bitirmeniz gereken işleri bitiremiyor olabilirsiniz.

Alacaklarınızı alamadığınız için ödeyeceklerinizi ödeyemiyor olabilirsiniz.

Rüyanıza bile müdahale ediliyor olabilir.

Hatıralarınızda takıldığınız kötü noktaların sizi o anki duygularınızda karamsarlığa ve kedere götürüyor ve de içinizi karartıyor olabilir.

İçinde bulunduğumuz dünya ‘cennet’ mi ki, her istediğimiz bir şekilde arzu ettiğimiz gibi yerine gelsin!

Elbette bir şeyler arzu ettiğimiz gibi olmayacak. Sorunları, engelleri de olduğu gibi kabullenmek ve onları giderebilmek için gayret etmek lazım.

Hep bir çözüm, hep bir arayış, hep bir durumdan vazife çıkararak engellerin içinde yok olmama çabası verilmeli.

Başarınızın, mutluluğunuzun, hedeflerinizin, kariyerinizin arzu ettiğiniz gibi olmadığı bir anda umutsuzluğa, kedere, mutluluktan vazgeçmeye, hedefleri ertelemeye yönelmek gibi bir tehlike noktasında kişinin önündeki en büyük engelin kendisi olduğunu anlayıp gerçeğini görmeye yönelmesi gereklidir.

İçinde bulunduğumuz ve değişen rollerimizin olduğu hayatta elbette birçok engel olabilecektir. Önemli olan engellere teslim olmamak, kendi kendimize engel oluşturmamaktır.

Hayallerimiz, başarılarımız, mutluluklarımız, hedeflerimizin önüne engel koymadan, kendimize de engel olmadan; kendimizle ve hayatla barışık yaşamanın keyfini çıkarmanın hazzını hissetmek ne hoş bir duygudur!

 

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir