Kontrol Hastalığı Nedir ?



Uzman Psikolojik Danışman Tunç Tataker, kontrol hastalığı ile ilgili bilgiler verdi. Tataker , insanları ve yaşantıları ısrarcı bir şekilde kontrol etmeye çalışan, kontrolü yitirdiklerinde aşırı kaygılanan ve öfkelenen insanlarda ‘’ kontrol hastalığı’’ hastalığı olabileceğini belirtti.

Bu kişiler diğer insanların hiçbir zaman kendileri kadar yeterli ve becerikli olamayacağına inanırlar ve bu yüzden de kendi kontrollerini gerekli görürler. Kendileri kontrol etmedikleri sürece işlerin asla yolunda gitmeyeceği gibi bir hezeyanları vardır. Kontrol etmenin hazzıyla içsel olarak kendilerini güçlü ve bütünleşmiş hissederler. Temelde Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu belirtilerini gösteren bu kişiler özlerinde hissettikleri yetersizlik, değersizlik ve eksiklik

duygularını mükemmeliyetçilik ve kontrol gibi davranış biçimleriyle ödünlemeye çalışırlar. Eksiklik, yetersizlik ve değersizlik duygularına yol açan temel faktörse bu kişilerin yetişme evrelerinde anne baba tutumlarıdır.

İlişkilerinde başarısız olurlar:

Saplantılı bir şekilde kontrol çabasında olan bu insanlar katı, inatçı, eleştiriye kapalı ve talepkardırlar. İşlerini kimseye emanet edemez ve her işi kendileri yapmaya çalışırlar. Bu davranış biçimleri de karşılarındaki insanda kendisine güvenilmediği hissi uyandırır. İkili ilişkileri sağlıklı yürümez. Çünkü sağlıklı hiç kimse hayatının kontrol edilmesi duygusundan hoşlanmaz. Israrcı, katı ve eleştirel özellikleriyle tüm ilişkilerine yıkıcı zararlar verirler.
Anne-baba tutumundan kaynaklanır:
Kontrol hastalığı, saplantılı bir kişiliğin ürünü olan bir tür psikolojik rahatsızlık, kişilik bozukluğudur. Bu noktada dikkat edilmesi gereken, bu kişinin kontrol etme ihtiyacının boyutu ile kendisi ve çevresine olan zararıdır. Bu kişilerin yetişme evrelerine baktığımızda genellikle benzer yapıdaki anne babalara sahip olduklarını görmekteyiz. Çocuklarından beklentisi yüksek, çocuklarının hata yapmasına toleransı olmayan, çocuklarının her davranışını kontrol altında tutmaya çalışan ebeveynlerdir. Anne babasının sevgisini ve onayını kazanma ihtiyacında olan çocuk, büyüyüp bir yetişkin olduğunda benzer bir yapıyı sürdürür ve kendi anne baba tutumlarını çevresindeki insanlara uygulamaya başlar.
“Tek doğru benim doğrum”
Bu insanlar tek doğrunun kendi doğruları olduğunu düşünürler ve çevrelerindeki kişileri rahatsız ettiklerinin farkına varamazlar. Hatta onlara iyilik yaptıklarını düşünürler. Kontrol hastası insanlar kendi dışlarındaki bir gücün hayatlarını yönetmesi duygusundan son derece rahatsız oldukları için terapiye kapalıdırlar. Sadece yaşamlarında artık kontrolü yitirmeye başladıklarını hissettiklerinde kaygılanarak terapiye başvururlar. Bu noktada bile terapisti ve süreci kontrol etmeye, kendi istedikleri yöne çekmeye çalışabilirler.
İnsanlar kendi kontrolleri dışında gelişen olaylardan rahatsız olurlar ve her insan kendi hayatının kontrolünü elinde tuttuğunu hissetmek ister. Ancak “kontrol hastalığı” olan kişilerin tamamen kontrol üzerine kurulmuş bir dünyaları vardır.
Tedavide izlenen yol:
Kontrol hastalığı bulunan kişilerin öncelikle bu sorunlarıyla yüzleşmeleri, sorunlarını kabullenmeleri ve yardım almayı istemeleri gerekir ki onlara gerçekten bir uzman yardım edebilsin. Terapiye katıldıkları noktada bu yönlerini kontrol etmeyi öğrenmeleri ve hayatlarına, insan ilişkilerine verdikleri zararları azaltmaları işlevsel şekilde sağlanabilir. İlerleyen kontrol hastalıklarındaysa psikoterapiyle birlikte ilaç tedavisinin de sürdürülmesi gerekebilir.

Bir yorum

  1. selman 8 Ağustos 2016 Alıntıla
  2. Yorum Bırakabilirsiniz

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir