Kansere Karşı Dut Tüketin…



Kansere Karşı Dut Tüketin…

Kanserle savaşmak için dut tüketin…

Dut, bir çok hastalığa şifa olan bir besindir. Bu hastalıkların başında Kanser gelmekte. Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, kansere karşı dut tüketilmesi önerisinde bulundu.

Diyetisyen Şebnem  Kandıralı, “Kalorisi düşük bu lezzetli ve sulu meyvenin 100 gramı sadece 43 kalori olup bir bardak dut yaklaşık 60 kaloridir. Güçlü bir antioksidan olan antosiyanin ve resveratrolü yüksek miktarda içerir. Kan dolaşımının düzenlenmesine, bağışıklık sisteminin güçlenmesine, kalp hastalıklarınının ve inflamasyonun (iltihaplanma) önlenmesine yardımcıdır. Bilimsel çalışmalar berrie grubu meyvelerin (çilek, ahududu, dut, kızılcık, yabanmersini vb) tüketiminin kansere, yaşlanmaya, nörolojik hastalıklara, inflamasyona, diyabete ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı potansiyel sağlık etkileri olduğunu göstermiştir” dedi.

Yaşlanmaya Karşı Karadut

Dut’un mükemmel bir C vitamini kaynağı olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, daha sonra şunları sözlerine ekledi;

“100 gramında 36.4 mg C vitamini vardır. Tavsiye edilen günlük alım miktarının yüzde 61 ‘ini karşılar. C vitamininden zengin besinler vücudu serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı korur, enfeksiyon ajanlarına karşı direnç geliştirir ve inflamasyona (iltihap) karşı savaşır.

Dut az ama önemli miktarda antioksidan olan lutein, zeaksantin, ß-karoten ve karoten de içermektedir.

Yaşlanma ve çeşitli hastalık süreçlerinde rol oynayan oksijenden türetilmiş serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunmada etkilidirler.

Zeaksantin retinayı UV ışınlarının zararlı etkilerinden korumaya yardımcıdır. Dut berrieler arasında yüksek demir içeriğine sahip meyvedir. 100 g 1.85 mg demir bulunur. Tavsiye edilen günlük alım miktarının \% 23’ünü karşılar. Potasyum, kalsiyum, manganez ve magnezyum içerir. B komplex grubu vitaminleri (B6, niasin, B2 ve folik asit) ve K vitamini içerir. Bu vitaminlerin hepsinin karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında rolü vardır. Potasyumdan zengin olduğu için böbrek hastaları tarafından fazla tüketilmemelidir. Karaciğer fonksiyonu bozuk olanlarda da kötü etkiler oluşturabilmektedir.

Taze, lezzetli ve ağırlığı olanlara bakın. Çürümüş ve ezilmiş olanları almayın. Oldukça çabuk bozulan bir meyvedir. Yıkanmamış olarak ağzı fermuarlı bir poşet içinde bir haftaya kadar tazeliğini koruyabilir. Akan suyun altından ziyade bir kapta soğuk bir su içinde yıkayın. Bu sayede hem zarar vermemiş oluruz hem de bu yöntem onları oda sıcaklığına getirir, tat ve lezzetini arttırır.”



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir