Obezitenin İlacı Bağırsakta Mı Gizli?



Obezitenin İlacı Bağırsakta Mı Gizli?

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, en son verilere göre dünyada 2.1 milyar obez insanın yaşadığını hatırlattı ve  bilim dünyasının mide ve bağırsak sistemine yöneldiğini ifade etti.

Prof. Dr. Yıldız, 37. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi’nde bilim dünyasının mide ve barsak sisteminin obezitenin gelişimindeki rolünü son yıllarda keşfettiğini belirterek,  “Bu konudaki en şaşırtıcı bilgi insan bağırsak yapısında yer alan mikroplardaki değişimin de obeziteye katkısı olduğunun ortaya çıkmasıdır. İnsanlar bağırsak duvarında yer alan ve onu birçok hastalıktan koruyan mikroplarla dünyaya geliyor. Son dönemde bu mikropların bağırsağın yağ dokusu ve beyinle olan iletişiminde vücudun yağı tutması metabolizma hızını ayarlayabilmesinde de rol oynadığı anlaşıldı” dedi.

Obezite Aşısı

Bu bilginin obezitenin tedavisi için ilaç geliştirmeye çalışan bilim adamları için yeni bir ufuk açtığını belirten Prof. Dr. Yıldız, “Bilim dünyası başta şişmanlık ve diyabet olmak üzere birçok hastalığın gelişiminde rol oynadığı düşünülen bağırsak florasındaki değişimi yöneterek obeziteyi tedavi edilebileceğini düşünmeye başladı. Bağırsak içeriğinden obeziteye karşı aşı geliştirilmesi ile ilgili deneysel çalışmalar sürüyor. Bu çalışmalar henüz erken safhada olsa da olumlu sonuçlar alınıyor” dedi.

Tokluk Hormonu Açlık Hormonun Savaşı

Mideden bağırsağın ucuna kadar olan bölgeden yaklaşık 4 bin hormonun salgılandığını ve bu hormonların bizi yönettiğini söyleyen Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, bu hormonlar arasında en iyi bilinen ikisinin her yemekten önce mideden salınan ve acıkmamızı sağlayan ghrelin* ile yağ dokusundan salgılanarak beyinde iştah merkezimizde tokluk hissini uyandıran leptin olduğunu ifade etti. Şişmanlarda leptin düzeylerinin düşük bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız, “Şişmanlığın tedavisi için dışarıdan leptin takviyesi yapılarak tokluk hissinin oluşturulması için bilimsel çalışmalar sürdürülüyor. Ancak tıpkı insülin direnci gibi leptin direnci var. Eğer bu direnç kırılabilirse, bu hormon dışarıdan alındığında hiç acıkmamak mümkün olabilecek” dedi.

İkinci beyin olarak adlandırılan mide ve bağırsak sisteminden salgılanan hormonlar diyabetten şişmanlığa kadar birçok hastalığının oluşumunda rol oynuyor. Doğuştan gelen faydalı bağırsak mikroplarının çeşitli sebeplerle azalması, vücutta yağ depolanmasını artırıyor.

Gereksiz Antibiyotik Kullanımı Çocuğu Obez Yapıyor.
Kullanılan ilaçların bağırsağın doğal yapısını bozduğunu söyleyen Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, “Bu konudaki çalışmalardan birinde küçük yaşlarda antibiyotik kullanmış çocukların barsak floralarının bozulduğu ve bu küçük çocukların ileriki yaşlarda daha fazla obez olduğu görülmüş. Buradan da anlaşılıyor ki, başta diyabet ve şişmanlık gibi kronik hastalıkların gelişimini önlemek için bağırsağımızdaki doğal florayı korumamız gerekiyor” dedi.

*Ghrelin başlıca mide fundusundaki P/D1 ve pankreastaki epsilon hücreleri tarafından oluşturulan 28 aminoasitlik bir açlık uyarıcı peptid ve hormondur. Ghrelin seviyeleri yemeklerden önce yükselir, sonra ise düşer. Yağ dokusundan salınan ve yeterli miktarda olduğunda doygunluk hissini oluşturan leptin hormonunun karşıtı olarak kabul edilir.

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir