Evlilik Öncesi Testler Talesemiyi Önlüyor!



Evlilik Öncesi Testler Talesemiyi Önlüyor!

“2009’da evlenen çiftlerin yüzde 82’si taranmıştır. Böylece yeni doğan talasemili sayısı da yüzde 87 azalmıştır”

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mualla Çetin, çiftlerin evlilik öncesi yaptıracakları testlerle talaseminin saptanabildiğini belirtti.

“Akdeniz anemisi” olarak da bilinen ve Türkiye’de sıklıkla görülen talaseminin, kansızlığa bağlı kalp yetmezliği, büyüme ve gelişme geriliği, organ yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Ağır kansızlık bulgularına yol açabilen talaseminin genetik bir sorun olduğuna dikkati çeken Çetin, çiftlerin, evlilik öncesi yaptıracakları testlerle bu sorunun saptanabildiğini bildirdi.

Ebeveynlerde saptanamayan sorunun, her gebelikte yüzde 25 talasemili çocuk sahibi olma riskini ortaya çıkartıyor.

Mualla Çetin, Türkiye’de talasemi önleme programı kapsamındaki evlilik öncesi taramalarda, çiftlerin her ikisinin de taşıyıcı olduğunu saptamaya yönelik kan testleri yapıldığını belirterek, şu bilgileri verdi:

Program kapsamında çiftlere hastalığın bulguları, tedavisi ve tanı yöntemleri hakkında bilgilendirmelerde bulunuyoruz.

Hastalığın anne karnında gebeliğin erken dönemlerinde yapılacak testlerle tanınması da mümkün.

Talaseminin önlenmesinde en önemli hususlar, evlilik öncesi tarama ve testlerin kesinlikle ihmal edilmemesidir.

Bu testler ülke genelinde pek çok ilde zorunlu yapılmaktadır.

Bebeklerde ilk belirtiler, 3 ve 6. aylar arasında solukluk, sararma, karında şişlik ve beslenirken çabuk yorulma gibi sorunlar görülüyor.

Talasemi hastalarının, kansızlığa bağlı kalp yetmezliği, büyüme geriliği gibi sorunlarla da karşılaşabiliyor.

Talasemi hastalarına hayatları boyunca, düzenli olarak 3-4 haftada bir kan verilmesi gerekiyor. Bunun da organlarda demir birikmesine neden olduğunu kaydetti. Dokularda biriken demirin ilaç tedavisiyle atılamaması durumunda organların düzenli çalışamayacağını vurguladı.

Bu rahatsızlığın kesin tedavisi Kemik iliği Nakli:

Çetin, “Kemik iliği nakli başarısı, vericinin aile içi doku grubu uygun vericiden olması durumunda artıyor. Bununla birlikte son yıllarda akraba dışı vericilerden gelen nakillerle ilgili bilgilerimiz de hızla artıyor” ifadelerini kullandı.

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir