Vazgeç!



Vazgeç!

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Beni İsrail’de birbirine zıd maksad güden iki kişi vardı: Biri günahkardı, diğeri de ibadette gayret gösteriyordu. Abid olan diğerine günah işlerken rastlardı da: “Vazgeç!” derdi. Bir gün, yine onu günah üzerinde yakaladı. Yine, “vazgeç” dedi. Öbürü:

“Beni Allah’la başbaşa bırak. Sen benim başıma müfettiş misin?” dedi.

Öbürü: “Vallahi Allah seni mağfiret etmez.

Veya: “Allah seni cennetine koymaz!” dedi.

Bunun üzerine Allah ikisinin de ruhlarını kabzetti. Bunlar Rabülâleminin huzurunda bir araya geldiler. Allah Teâla Hazretleri ibadette gayret edene: “Sen benim elimdekine kadir misin?” dedi.

Günahkara da dönerek: “Git, rahmetimle cennete gir!” buyurdu.

Diğeri için de: “Bunu ateşe götürün!” emretti.”

Ebu Hüreyre radıyallahu anh der ki:

(Adamcağız Allah’ın gadabına dokunan münasebetsiz) bir kelime konuştu, bu kelime dünyasını da, ahiretini de heba etti.”

Kütüb-i Sitte, Ebu Davud, Edeb 51, (4901).

 

 

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir