İslamda Kadının Öncü Hareketi!



İslamda Kadının Öncü Hareketi!

İslam kadına ne kadar değer veriyor ? İslam ne kadar söz hakkı tanıyıp kadının görüşlerine saygı duyuyor ? Veya size desem ki İslam da kadının başlattığı bir öncü harekat var mı?

Tüm İslam erkeklerinin ve islam kadınlarının hatta çocukların hep birlikte yaptığı bir harekat?

Belki bir kısmınız yok hayır diyebilirsiniz. Ya da sorum biraz daha farklı olsun. Dünyada bir  kadının başlattığı bir harekatı; tüm dünya erkekleri, kadınları ve çocukları tarafından yapılan bir eylem var mı ? Hayır yok… Sadece Kadınlar Günü… Dünya Kadınlar Günü vardır toplanılır ve 8 Mart’ta kadının tüm siyasi, sosyal , ekonomik başarısı kutlanır. 9 Mart’ta ise; kadına değer verdiğini gösteren insanlar, kadının değerini bir anne, bir eş, bir kadın , bir insan olarak tüm yaptıkları unutur. Kadının tüm değeri 8 Mart’ta kalmıştır.

Ancak; İslam’da kadının başarısı, çaresizliği, arayışı , çırpınışı, teslimiyetini ödüllendirmiştir. Ve bu üzüntü tek bir güne sığdırılmayıp sürekli hatırlanmak üzere,  Kadının başlattığı bir hareket  uygulamaya alınmış yüzyıllar sonra hala tüm insanlık tarafından aynı harekat , aynı eylem , aynı çırpınış, aynı arayış, aynı acı hatırlansın diye,  Hz Hacer annemizin üzüntüsü , çektiği sıkıntı unutulmasın diye  bu eylem tüm inanan erkekler, inanan kadınlar hatta çocuklar tarafından, Safa ve Merve say edilerek kadının başlattığı öncü harekat uygulanır.

Hz Hacer annemizin çaresizliği , tevekkülü, arayışı ödüllendirilip hem Zem Zem Bağışlanmıştır, hem de Safa ve Merve’ye geliş gidişleri sadece Hz Hacer’in yaşadığı o günde kalmamış, o çaresizlik artık o günü sembolize edilerek tüm hacılar tarafından uygulanır.

Peygamberimiz Aleyhisselâm:Bunun için, insanlar, Safa ile Merve arasında sa´y ederler.” buyurmuştur, sözlerini de hatırlatıp, O gün Hz Hacer, Hz İsmail  ve Hz ibrahim as. arasında neler geçti, hemen aktaralım:

safa_tepesi

Hz. Hacer annemiz Hazreti İbrahim (as) ile evlendikten sonra, Hazreti İsmail dünyaya gelmiştir. Ancak Hz. İbrahim’in eşi Sare yıllarca çocuk hasreti çekerken Hz. Hacer’in çocuğu olmasını kıskanmıştır. Sare, Hazreti İbrahim (as)’e bir evlât veremeyişinin sıkıntısı ve üzüntüsü ile de Hz Hacer’i göndermenin yollarını aramıştır. Ve nihayetinde Sare, Hazreti İbrahim’den Hacer ve oğlunu başka bir yere götürmesini istemiştir.

Hazreti İbrahim as. bu isteğe tereddüt etmiştir. Ancak Allah tarafından gelen vahiy ile Hacer ve oğlu İsmail’i alan Hazreti İbrahim, eşi ve çocuğunu ile Mekke yakınlarına yola çıkar ve Hz. İsmail Aleyhisselam, o sıralarda sadece annesinden süt ihtiyacını karşılayan emzikli bir bebek idi. Yanlarında ise bir su tulumu vardı. Hz. İbrahim as. Hacer annemizi Devha denen büyük bir ağacın dibine bıraktı ki,  bu alanda kimse yaşamıyordu ayrıca hiç bir su kaynağı da yoktu.

Devha, Mescid`in yukarı tarafında ve zemzemin tam üstünde bir nokta idi. Ancak Hazreti İbrahim, Hz. Hacer’i bıraktığı o günlerde kimse yaşamıyor ve orada hiç su da yoktu. Hz. İbrahim, eşi ve çocuğunu kimsenin olmadığı , kuş uçmaz kervan geçmez , ıssız ve kurak alanda bıraktı ve yanlarına eski bir azık dağarcığı ile su bulunan bir tuluk bırakıp Rabbin emrettiği şekilde arkasını dönüp (Şam`a gitmek için) o alandan uzaklaştı.

Hz. Hacer annemiz, Hz İbrahim as’ın peşine düşüp “Ey İbrahim, bizi burada, hiçbir insanın hiçbir yoldaşın bulunmadığı bir yerde bırakıp nereye gidiyorsun?” dese de Hz İbrahim ardına dönüp bakmadı. Bu sözlerini bir kaç kere tekrarlayan Hacer as. “Böyle yapmanı sana Allah mı emretti?” dedi. Bu söz üzerine Hz İbrahim,  ”evet” dedi. Hz. Hacer, “Öyleyse (Rabbimiz bizi korur), bizi burada perişan etmez!” dedi gerisin geri gitti.

Hz. İbrahim de yoluna devam etti. Kendisini göremeyecekleri Seniyye (tepesine) gelince Beyt’e yöneldi, ellerini kaldırdı ve şu duaları yaptı:

“Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını, senin hürmetli Beyt`inin yanında, ekinsiz bir vadide yerleştirdim -namazlarını Beyt`inin huzurunda dosdoğru kılsınlar diye-. Ey Rabbimiz! Sen de insanlarda mümin olanların gönüllerini onlara meylettir ve onları meyvelerle rızıklandır ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip şükretsinler.” (İbrahim Suresi, 14/37).

Hz Hacer, tek başlarına kaldıkları ıssız ve kurak çölde yanlarındaki azıktan biraz yeyip biraz su içerken, bir vakit sonra azıkları ve su kalmadı. Ve sütü kesilen Hz. Hacer İki yaşında ki çocuğunu ne emzirebiliyordu ne su verebiliyordu. Ağlayan ve acı çeken , susuzluk içinde kalan oğlum ölecek korkusu ile bir çare bulmak adına bulundukların yerin en tepesine birini görebilir miyim umudu ile Safa Tepesine çıkıyor Safa`dan inip vadiye ulaşıp Merve tepesinde yine etrafa bakınıyor ancak kimseyi göremiyordu.

Safa - Merve Arası

Ve Safa ve Merve arasında gidip gelmek  artık çaresizlik içinde bir koşu haline gelmişti. Hz Hacer bu geliş-gidişleri tam yedi kere yaptı. 7. gidişi Merve tepesinde ise Tevekkülünün, kanaatinin hediyesini aldı. Bir ses işitti “(Ey ses sahibi!) Sen sesini işittirdin, bir yardımın varsa (gecikme)!” dedi

Yetişmezsen, ben de, yanımdaki yavrum da, helak olup gideceğiz!” diye yalvarınca, Zemzem kuyusunun bulunduğu yerde bir Melek (Cebrail) göründü.

Cebrail Aleyhisselâm; Hz.Hâcer´e: “Sen, kim´sin?” diye sordu. Hz.Hâcer:

“Ben, İbrahim (Aleyhisselâm)ın, buraya bıraktığı zevcesiyim, oradaki de, oğlumdur!” dedi.

Cebrail Aleyhisselâm:

“İbrahim, sizleri, kime ısmarladı?” diye sordu.

Hz.Hâcer:

“Bizi, Yüce Allah´a ısmarladı.” dedi.

Cebrail Aleyhisselâm:

“O, sizi, en şerefli, en keremli ve yeterli Rabb´e, ısmarlamış!” dedi ve ayağının ökçesiyle yeri eşince, su, kaynamağa başladı!

Hz.Hâcer, bir yandan, boşa akmasın diye suyu, havuz gibi toprakla çevirip gölek yapmaktan geri durmuyor, bir yandan da, kırbasını doldurmağa devam ediyordu.

Su ise, avuç avuç alındıkça, yerden kaynayıp duruyordu.

Peygamberimiz Aleyhisselâm:

“Allah, İsmail´in Annesi Hâcer´e rahmet eylesin!

Eğer, o, Zemzem´i, kendi haline bıraksaydı da, suyu, avuçlamasaydı, muhakkak ki, Zemzem, akar bir kaynak olurdu!” buyurmuştur.
Hz. Hâcer, bu sudan içti. Sütü gelip çocuğunu, emzirdi.

Melek, Hz. Hâcer´e:

“Zayi ve helak oluruz diye sakın, korkmayınız!

İşte, şurası, Beytullâh´ın yeridir.

O Beyt´i, bu çocukla Babası yapacaktır!

Muhakkak ki, Allah, o işin ehlini zayi etmez!” dedi.

(Hz Hacer ve Hz İbrahim’in kıssasının kaynağı, Sorularla İslamiyet ve M.Asım Köksal- Peygamberler tarihi kitabıdır.)

Allah’ın Kuran’ da Bütün Âlemlerin Kadınlarına Üstün Kıldığı Kadın

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir