Sevdiğini Kaybetmek!



Sevdiğini Kaybetmek!

Kaybetme korkusu, ürpertir insanı. Kaybetme korkusu her daim içimizde.

İnsan sevdiğinden uzaklaşmak istemez. Yüreğini kaplayan yalnızlık aklına geldiğinde içine sığmayan taşan acılar yüreğini kanatır. Hiç düşündünüz mü sevdiğiniz bir insanı kaybetmeyi, ondan uzaklaşmayı? Yüreğiniz kanayıp, gözlerinizden yaşlar aktı mı ? Kesinlikle aramızda bunu yapan akıllı deliler vardır. Kaybetmek…

Kaybetmek; bazen soğuk bir ölüm, bazen büyük kavgalar, bazen nedensiz ayrılıklardır. 

***

Sevdiğini kaybetmek çaresizlik,

Sevdiğini kaybetmek yüreğini kaybetmek,

Sevdiğini kaybetmek aklını kaybetmek,

Sevdiğini kaybetmek hayatın puzzle’ından bir parçayı kaybetmek….

***

Yüreğin her bir köşesinde ayrı ayrı tutulan sevdalar, ayrı ayrı korkular, ayrı ayrı hüzünler var. Bir yürek ne kadar dayanır kaybetmeye ? Acılar ile savaşmaya ne kadar dayanabilir? Aklın almadığı acılar gün gelip nasılda körelir acaba? Eskiden kaybetme korkusu ile yüreğinizin kanadığı sevdalar gün geliyor nasıl törpüleniyor? Ya da nasıl unuttuğunuzu sanıyorsunuz? Elbetteki unutulmuyor! Ancak zaman içinde hayatın karmaşasında biraz üzerine perde çekiliyor. Gün geliyor, bir rüzgar perdeyi araladığında aynı sancılar kuşatıveriyor etrafımızı. Gözler ağlıyor, yürek kanıyor, akıl almıyor, bin parçalara bölünüp dağılıp paramparça duygular ile yüzleşiveriyorsunuz. Yürekteki sevgilerin, sevdaların getirdiği her bir acı içinde kıvranırken yürek, bilmediğiniz bir el perdeyi usulca kapatıyor ve dalıyoruz yine hayat meşgalesine. Unutmamak gereken ise; yaşamın anlamı olan tüm duyguları kaybetmemeniz dileği ile…

 Tuba Öz

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir