Kadere İnanmadıkça



Kadere İnanmadıkça

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor:

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalayamayacağını bilmedikçe iman etmiş olmaz.

Tirmizi, Kader 10, 2145.
 
⇔ ⇔ Her Şeyde Bir Hayır Vardır ⇔ ⇔

Ubâde İbnu’s-Sâmit radıyallahu anh oğluna ölümü sırasında demiştir ki:

Oğulcuğum, başına gelecek olan şeyin asla atlatılamayacağını, kaçırdıklarını da yakalayamayacağını bilmedikçe sen, imanın hakikatının tadını asla bulamazsın. Zira ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şöyle söylediğini işittim:

Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Kalemi yarattı ve: “Kıyamete kadar olacak şeylerin miktarlarını yaz!” dedi.”

“Oğulcuğum, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan şunu da işittim:

Kim bu inanç dışında olarak ölürse benden değildir.

Ebu Davud, Sünnet 17, (4700); Tirmizi, Kader 17, (2156).

Açıklama:

Bu iki hadis, kadere imanın farz olduğunu, hayır olsun, şer olsun her şeyin kaderle, yani Allah’ın takdiriyle olduğunu; bunların önceden yazılmış olduğunu, bunun hiçbir suretle değişmeyeceğini kabul etmedikçe kişinin mü’min sayılmayacağını ifade etmektedir.

Bu, vukua gelen her şeyin Cenab-ı Hakk tarafından önceden   bilindiğini ve bu bilginin yazılmış olduğunu ifade eder. Nitekim bir ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası başımıza gelmez. Bizim dostumuz ve gözeticimiz O’dur. Öyleyse mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler” (Tevbe 51).

Sadedinde olduğumuz hadis, ayet-i kerimeyi daha açık hale getirmekte ve dolayısıyla rıza ve tevekküle teşvik etmektedir.

Kütüb-i Sitte

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir