Sadaka İle İlgili Hadisler



Sadaka İle İlgili Hadisler

Buhârî ve Müslim, Ebu Hüreyre’den (r. a.) kaydettiklerine göre, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur:

Güneşin doğduğu her yeni günde kişiye, her bir mafsalı için bir sadaka vermesi gerekir.
İki kişi arasında adâlet yapman bir sadakadır.
Kişiye hayvanını yüklerken yardım etmen bir sadakadır.
Güzel söz sadakadır, namaza gitmek üzere attığın her adım sadakadır.
Yoldan rahatsız edici bir şeyi kaldırıp atman sadakadır.”

[Kütüb-i Sitte,Sadaka-186; Buhârî, Cihâd 72, 128, Sulh 33; Müslim, Müsâfirîn 84, (720), zekât 56, (1009).]

“Kardeşine karşı izhar edeceğin tebessümün bir sadakadır.
Emr-i bi’l-mâ’rufun ve nehy-i ani’l-münkerin sadakadır.
Yolunu kaybeden kimseye yolu gösterivermen sadakadır;
gözü sakat kimse için görüvermen sadakadır;
yoldan taş, diken, kemik (gibi şeyleri) kaldırıp atman sadakadır;
kovandan kardeşinin kovasına su boşaltman sadakadır.”

[Kütüb-i Sitte -4641; Tirmizi, Birr 36, (1957).]

Ebû Mûsâ radiyallahu anh’dan:
(Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:)
“Her müslümanın sadaka vermesi gere­kir.” Denildi ki: “Ya bulamazsa?”
“İki eliyle çalışır, kendisine harcar, hem de tasadduk eder” buyurdu.
“Bunu da yapamazsa?”
“Yorgun ve ihtiyaç sahibine bedenen yar­dım eder.”
“Bunu da yapamazsa?”
“iyiyi ve hayrı emreder.”
“Bunu da yapamazsa?” “Kötüden meneder, bu (da) bir sadaka­dır” buyurdu.

[Cem‘u’l-Fevâid /Rudani – 8251]

Hakîm İbnu Hizâm (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Ey Allah’ın Resûlü, dedim, cahiliye devrinde yaptığım hayırlar var:
Dua, köle âzad etme, sadaka vermek gibi, bana bunlardan bir sevab gelecek mi?”
“Sen dedi, zaten, daha önce yaptığın bu iyiliklerin hayrına Müslüman olmuşsun.”
[Kütüb-i Sitte -187; Buhârî, Zekât 24, Büyü 100, İtk 12, Edeb 16; Müslim, İman 194-196]
“Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Sadakanın en hayırlısı zenginlik halinde verilendir. Nafakasını vermek zorunda olduklarından başla.”

[Buhari, Zekât 18; Nafakat 2; Ebu Dâvud, Zekât 39, (1676); Nesâi, Zekât, 53, (5,62).]

Yine Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün sadaka (nafaka) vermeyi emretmişti. Bir adam:
“Ey Allah’ın Resülü, dedi yanımda bir dinarım var!”
“Onu kendine tasadduk et (kendi nafakan için harca)!” buyurdu. Adam:
“Yanımda bir dinar daha var(sa)?” dedi. Aleyhissalatu vesselam:
“Onu da çocuklarına tasadduk et” buyurdular. Adam tekrar:
“Bir başka dinarım daha var(sa)?” deyince:
“Onu da zevcene tasadduk et” emrettiler. Adam bu sefer:
“Başka bir dinarım daha var(sa)?” dedi. Aleyhissalatu vesselam:
“Onu da hizmetçine tasadduk et!” deyince, adam tekrar atıldı:
“Bir başka dinarım daha var(sa)?” Aleyhissalatu vesselam:
“Onun nereye verileceğini sen daha iyi bilirsin” cevabını verdi.”

[Kütüb-i Sitte – 3251; Ebu Dâvud, Zekât 45, (1691); Nesâi, Zekât 54, (5, 62).]



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir