Refaha Nankörlükle Zorluğu İsteyen Kavmin Helakı



Refaha Nankörlükle Zorluğu İsteyen Kavmin Helakı

Bismillâhirrahmânirrahîm

 

18- Sebe’ halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: “Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın.”
19- Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
20- Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.
Diyanet Meali – Sebe’ Suresi – 18 / 19 / 20

Ayetlerin Tefsiri

18 – Allah Teala, Sebe halkına verdiği çeşitli nimetleri ve refah içinde geçirdikleri hayatı zikrediyor. Bereketli kılınan Şam topraklarındaki şehirlerle Yemen’de bulunan Sebe ülkesi arasında, birbirinden görünecek ka­tlar yakın mesafelerde şehirler var ettiğini, bu şehirler arasındaki mesafelerin, yolcuların ihtiyacına göre ayarlandığını da beyan etmektedir. Allah teala Sebelilere, buralara, gece gündüz gidip gelme imkanları sağlamış ve onlara büyük lütuflarda bulunmuştur. Fakat onlar bu nimetlere karşı Allah’a şükretmeleri gerekirken bu şükrü eda etmemiş bilakis rahatsız olduklarını söylemişlerdir.

19- Oralarda yaşayan insanlar: “Rabbimiz, yolculuk yaptığımız konakların aralarını birbirinden uzaklaştır.” dediler. Yemen’le Şam’ın arasına vadilerin ve çöllerin konmasını islediler. Böylece binekler kullanarak ve azık alarak yolcu­luk yapmak istiyorlardı. Bu da orada yaşayan insanların ne kadar gafil ve cahil olduklarını göstermektedir.

Allah teala bu kavmin isteklerini hemen yerine getirdi. Üzerlerine “Arim” selini gönderdi, ülkelerini yıkıp mahvetti. Böylece yabani meyveler ve ılgınlıklardan başka bir şey kalmadı. Böylece o eski ihtişamları masal haline geldi. Bundan sonra, bölünüp parçalanan toplumlar için “Sebe halkı gibi bölündü­ler.” sözü bir darb-ı mesel oldu. Sebeliler, memleketleri harabeye döndükten sonra çeşitli yerlere dağılarak oralarda mesken tutmak zorunda kaldılar.

20- Allah teala, insanoğlunu hak yoldan saptırabileceğini zanneden iblisin, Sebe halkı gibi insanların, kendisine uymasıyla bu zannını doğru çıkardıklarını beyan etmektedir. Zira İblis, kendi zannına göre insanları hak yoldan saptırabileceğini düşünüyor ve şöyle diyordu: “İblis” (rabbim), izzet ve şerefine yemin olsun ki, onlardan ihlaslı kulların hariç, bütün insanları yol­dan çıkaracağım.” dedi.” İşte ihlaslı olmayan kulların ona uymasıyla iblisin zannı tasdik edilmiş oldu.

Tefsir – Taberani Tefsiri

Ümmetlerin Helaki
Âmâ Olarak Haşr Olacaklar
Ayetler İle Musa As. Kıssası

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir