Kronik Rahatsızlığı Olanlar Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeli



Kronik Rahatsızlığı Olanlar Ramazan Ayında Nasıl Beslenmeli

Uzun ve sıcak yaz günlerinde oruç tutarken hem en önemli ibadeti yerine getirirken hem de sağlığınızı korumamız için uzmanlar kronik rahatsızlığı olan kişilerin iftar ve sahurda yediklerine dikkat etmeleri için uyarıyor.

Kronik rahatsızlığı olanlar iftar ve sahurda nelere dikkat etmeli ve nasıl beslenmeliler? Gelin uzmanların uyarılarına kulak verelim…

Kalp ve damar hastaları ve kalp yetersizliği olanlar, şeker hastaları, tansiyon hastaları, mide ülseri tedavisi görenlerin, gastriti olanların, bağışıklık seviyesi düşük olanların, alerji tedavisi görenlerin hastalık seviyelerine göre oruç tutmaları hayati risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle mutlaka doktorlarına danışarak ve ilaçlarını düzenleyerek oruç tutmaları gerekir. Şayet doktorları oruç tutmalarında bir sakınca görmezse oruç tutabilirler.

Yine de hasta olan kişilerin dikkat etmesi gereken önemli bazı noktalar vardır.

Kalp Ve Damar Hastaları Ve Kalp Yetersizliği Olanlar Nasıl Beslenecekler?

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 60’ı, kanımızın yüzde 92’si sudan oluşmaktadır. Kalp damarlarında darlık olan kişilerin oruç nedeniyle uzun süre susuz kalmaları kanın koyulaşmasına neden olabilir.

Koyulaşmış kan, daralmış yerlerden geçerken pıhtılaşarak aniden damarda tıkanmaya yani kalp krizine yol açabilmektedir. İftarla sahur arasında kalan 17 saatlik süreyi iftar, yatmadan önce ve sahurda olacak şekilde üçe bölerek dengeli bir şekilde sıvı tüketmeleri gerekmektedir.

Oruçlu olunan saatlerde ter su kaybına engel olmaktadır. Oruçlu iken; sıcakta dolaşmamak, vücudun ısısını artırmamak için fazla hareketten kaçınmak gerekmektedir.

Gün içinde idrar renginin koyulaşması su kaybının önemli bir göstergesidir. Bu durumda kan basıncını koruma refleksleri devreye girer. Damarlar daralır, kalp ritmi hızlanır ve hatta ritm bozukluğu ve tansiyon yükselmesi görülebilir.

İftar ve sahurda kabuklu salatalık, karpuz, kayısı gibi sulu meyveler tüketmek ani sıvı yüklenmesine bağlı kalp yetersizliği riskini azaltacaktır.

Özellikle idrarla sıvı kaybına neden olmamak için sahurda idrar söktürücü özelliği nedeniyle çay ve kahve tüketilmemelidir.

İdrar söktürücü ilaç kullananların hekimlerine danışmadan oruç tutmamalılar. Kalp hızını yavaşlatan bazı kalp ilaçları da uzun süren açlık ve susuzluk döneminde ani tansiyon düşüklüğü ve bayılma riskine neden olabilir.

Şeker Hastaları En Riskli Hastalardır.

Oruç açısından en riskli hastaların başında şeker hastaları gelmektedir. Kan şekerini dengeleyen sistemin bozuk olması oruç sırasında ani şeker düşüklüğü ve veya susuzluğa bağlı koma, tansiyon düşüklüğü, bayılmaya neden olabilir.

Şeker hastalığından etkilenmiş olan böbreklerin yetersizliğe girmesine, damarlarda pıhtılaşmaya bağlı kalp krizi ve inmeye neden olabilmektedir.
Bu risklere rağmen oruç tutacak olanların hiç olmazsa, üç ana öğün olacak şekilde iftar ve sahur arası bir ana öğün planlaması gerekmektedir.
Kana hızlı karışan şekerli gıdalar şeker hastalarında çok daha risklidir.

Böbreklere Dikkat!

Şeker hastalığından en olumsuz etkilenen organlardan biri olan böbrekleri korumak için iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı “200 ml’lik” ) su içilmesi faydalı olacaktır.

Tansiyon Hastası Olan Hastalar İftar Ve Sahurda Nasıl Beslenmeliler?

Tüm tansiyon ilaçları son kademede oruç tutmayan kişiler üzerinde denendikten sonra onay alınarak piyasaya sürülmektedir. Oruç tutan kişilerde susuzluk nedeniyle bu ilaçlar, hem aşırı ve ani tansiyon düşüklüğüne neden olabilmekte hem de kanda yoğunlaşarak daha fazla yan etki yapacak düzeye ulaşabilmektedir.

Yine de oruç tutacak tansiyon hastalarının doktorlarına danışarak ilaç dozlarını azaltmak veya özellikle idrar söktürücü yani su kaybını artıran tansiyon ilaçlarını değiştirmeleri gerekebilir.

Özellikle sahurda çay, kahve ve idrar söktürücü özellikteki bitki çayları yerine ayran, soda veya süt tüketmeleri riski azaltabilir. Sahurda çok susatan, fazla tuzlu ve şekerli gıdalar tüketilmemelidir.

Alerji Tedavisi Görenlere Öneriler

Vücudun suyunun oruç nedeniyle eksilmesi, solunum yollarının doğal savunma sistemini zayıflatarak hava yollarında spazma yani daralmaya neden olarak astım ataklarının artmasına yol açmakta, üst solunum yolu hastalıklarına, yazın soğuk algınlığına yakalanmaya neden olmaktadır.

İftarda sigara tiryakilerinin peş peşe sigara yakmaları, astım ataklarını tetiklemektedir.

İftar sahur arası 2-3 litre kadar su, ayran, soda içilmesi, hekime danışılarak balgam yumuşatıcı kullanılması, oruca bağlı riskleri azaltabilir.

Şeker Hastaları Hangi Gıdaları Tüketmemeli?

Beyaz unlu gıdalar; ekmek, pide, pizza, börek, poğaça, kek, kurabiye, ayrıca pirinç, patates.

Şerbetli tatlılar örneğin tulumba tatlısı, baklava, şekerpare, revani, lokma, kadayıf, künefe, şöbiyet, kemalpaşa, çikolata, bal, reçel…

Şekerli meşrubatlar, meyve suları.

Şeker oranı yüksek meyveler, örneğin muz, üzüm, incir, kavun.

Peki Şeker Hastaları Hangi Gıdaları Tüketmeliler?

Süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir, yumurta, zeytin, yeşil sebze, çavdar ekmeği, kepekli ekmek, ızgara et, balık, tavuk gibi proteinden zengin, domates, salatalık ve meyve çeşitleriyle beslenmeyi tercih etmesi önerilmektedir.

İftarda un içermeyen sebze çorbası, sebze ve zeytinyağlı yemeklerin tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

Gündüz aşırı acıkma riskine karşı sahurda; bulgur pilavı, kuru fasulye, nohut, mercimek, benzeri protein ağırlıklı gıdalar yenmesi faydalı olacaktır.

Protein içeren gıdalar, mideden bağırsağa yavaş geçerler, uzun süreli tokluk hissi sağlarlar. Ayrıca yavaş çiğnemek ve yemek sırasında fazla su içmemek yine sık acıkmayı engelleyen önlemlerdendir.

Mide Ülseri, Kabızlık, Reflü Ve Benzeri Bağırsak Sorunu Yaşayanlar İçin Öneriler

Uzun süreli açlığa bağlı artan mide asidi, gastrit, ülser (mide yarası), kabızlık, kolit (barsak iltihabı), basur gibi sorunları artırmakta ve kötüleştirmektedir.

Bu sorunları yaşayan hastaların, mide asidini arttıran gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir.

Çiğ sebze, sarımsak, soğan, domates, acı biber, meyve yerine, zeytinyağlı sebzeler, hoşaf, komposto gibi pişmiş meyveler, kızartma yerine haşlanmış ya da ızgara balık, tavuk, et, yumurta, yoğurt tüketimi faydalı olabilir.

Kahve ve çay yerine adaçayı, zencefil, nane, ıhlamur çayı tercih edilmelidir.

Reflü sorunu olanların mide hacmini fazla arttırmayacak miktarda gıda almaları, aynı nedenle yemek sırasında fazla sıvı tüketmemeleri, mideden yemek borusuna asit kaçmasını önlemek açısından faydalı olacaktır.

Yemek yedikten en az 2 saatten önce yatmak reflü olasılığını arttırmaktadır. Yine de mecbur kalınıp yatılacaksa yastık 10 cm kadar yükseltilerek reflü riski azaltabilmektedir.

Bağışıklık Sistemi Zayıf Olanlar

Çeşitli edenlerle bağışıklık sistemi zayıflamış veya kanser ya da romatizmal hastalıklar nedeniyle alınan ilaçlara bağlı bu sorunu olanların oruç tutmaları önerilmemektedir.

Bu kişilerin basit mikroplara karşı dayanıksız hale gelmiş olmaları özellikle oruç sırasında daha kolay hastalanmalarına neden olabilmektedir.

Özellikle organik çiğ sebze, meyve, kuruyemiş tüketimi bu kişileri daha dayanıklı hale getirebilmektedir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler örneğin, ıspanak, roka, semizotu, ebegümeci, tere, nane, kırmızı lahana, havuç, çilek, kiraz, vişne, böğürtlen, dut, mavi yemiş (yaban mersini), kavrulmamış badem, ceviz ve fındık bu hastaların oruç tutmakta ısrar ederlerse dayanıklılıklarına yardımcı olması mümkündür.

 

Kalp Hastaları Oruç Tutabilir Mi
Diyabetliler Oruç Tutmadan Önce Doktora Danışmalı
Reflü Ve Gastrit Hastaları Oruç Tutabilir



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir