Sadaka’nın Fazileti

Sadaka’nın Fazileti

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Bir adam boş bir arazide giderken bulut içinden gelen bir ses işitti: “Falancanın bahçesini sula!”diyordu.

O bulut uzaklaşarak suyunu bir ketire (kayalığa) boşalttı. Derken oradaki sel yollarından biri bu suların tamamını akıtmaya başladı. Adam da suyun istikametini takiben yürüdü. Bir müddet sonra, suyu bahçesine çevirmek üzere elinde bir kürek, çalışan bir adam gördü. Ona:

“Ey Allah’ın kulu ismin ne?” diye sordu.

“Falan!” dedi. Bu isim, adamın buluttan işittiği isimdi. Bu sefer o sordu:

“Ey Allah’ın kulu, peki sen benim adımı niye sordun?”

“Ben sana şu suyu getiren buluttan bir ses işitmiştim, senin ismini söyleyerek “Falanın bahçesini sula!” diyordu. Sen bahçede ne yapıyorsun?”

“Madem ki sordun söyleyeyim. Ben bu bahçeden çıkan mahsule nezaret ederim. Ondan çıkan mahsulün üçte birini tasadduk ederim. Üçte birini ben ve ailem yeriz, üçte birini de bahçeye iade ederim” dedi.”

Müslim, Zühd 45, (2984).

Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmiştir.”

“Bu nasıl olur, ey Allah’ın Resulü?” diye sordular. Şu cevabı verdi.

“Bir adamın iki dirhemi vardı. Bunlardan daha iyisini tasadduk etti. Diğeri ise, malının yanına varıp, malından yüz bin dirhem çıkardı ve onu tasadduk etti.”

Nesai, Zekat 49, (5, 59).



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir