Allah Kifl’i Bağışladı

Allah Kifl’i Bağışladı

Tevbe kapısı daima açıktır. Bir kimse ne kadar günah işlemiş olursa osun, içten ve büyük pişmanlık ile tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder ve onu bağışlar.

 

Hadiste de geçen Kifl’in İbretlik hikayesi.

Çok eski devirlerde Kifl adında bir adam vardı. Kifl, ahlaki değerlere önem vermeyen, para kazanmak için her yolu meşru gören çok zengin bir adamdı. Zenginliğini ise faizden elde etmiş olan Kifl’e dara düşen, ihtiyacı olan kimse kendisine gelirdi. Kifl’de yüksek bir faizle geri ödenmesi şartıyla onlara para veriyordu.

Eğer o kişi parasını ödeyemezse bu sefer faiz miktarını daha da arttırırdı. Şayet yine ödeyemezse, adamları vasıtasıyla o bütün mal varlığına el koyuyordu.

Bir gün, kapısına borç almak için bir kadın geldi. Bu kadın, yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adayan bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan mirasla evini idare çalışmış ancak artık elinde para kalmamıştı. Bunun için çalışması gerekiyordu.

Bir yerde iş bulmak istedi, ama dışarısı dul bir kadın için çalışmaya müsait değildi. Etraftan rahatsız edilmekten korkuyordu.

Zavallı kadın, iki kişi arasında geçen bir diyaloğa kulak misafiri oldu. Şehirde Kifl adında bir kişinin insanlara borç para verdiğini öğrendi. Borç almak için Kifl’in kapısına geldi.

Kifl, kapıda kadını görünce çok beğendi ve onu elde etmek istedi. Kadın, Kifl’den karşılığını ödemek şartıyla borç para istediğini ifade etti.

Kifl, kadının dul olduğunu bildiği için ona ahlaksız bir teklifte bulundu. Kendisiyle beraber olması şartıyla vereceği parayı istemediğini söyledi. Kadının çaresiz olduğu için teklifi kabul edeceğini düşündü ama kadın teklifi şiddetle reddetti ve kapıyı çarpıp gitti.

Kadın çok üzülmüştü. En çok da kendisine böylesi tekliflerin gelmesinden korkuyordu ve ellerini açıp, “Allah’ım bana yardım et!” diye dua etti.

Aradan birkaç gün geçmiş ve evde hiçbir şey kalmamıştı. Çocuklar açlıktan ağlıyordu. Çaresiz kalmıştı. Kendisini Kifl’e teslim etmeye mecbur hissetti.
Bu sırada da, “Allah’ım! N’olursun beni affet. Bir daha böyle bir günah işlemeyeceğim.” diye dua ediyordu.

Kadın, Kifl’in yanına gitti. Kifl’in yüzü gülüyordu. Ancak kadın bir yandan ağlıyor, bir yandan da titriyordu.

Kifl, kadına bu halinin sebebi sordu.

Kadın: Buraya kendi isteğimle gelmedim. Daha önce böyle bir günah işlemedim. Onun için Allah’tan çok utanıyorum ve korkuyorum. Beni bu günaha sürükleyen fakirliğimdir, dedi.

Kifl, duyduklarına çok şaşırmıştı. O kaskatı kalbi bir anda yumuşayıverdi ve içini pişmanlık duyguları sardı. O sırada ağzından şu ifadeler döküldü:
“Sen fakirliğin sebebiyle mecbur kaldığın bir günah işliyor, bundan dolayı ağlıyorsun. Halbuki Allah bana bu kadar servet vermişken, ben günah işlemekten çekinmiyorum. Benim Alllah’tan utanmaya ve korkmaya senden daha çok ihtiyacım var.”

Kifl, böylece pişmanlık hisleri içinde, yapacağı kötü işten vazgeçti. Kalbine apayrı bir huzur ve mutluluk geldi. Kadına bir miktar para verip onu gönderdi. Kadıncağız, sevinç ve kendisini harama girmekten koruyan Rabbine şükür içinde evine döndü.

Kifl, artık eski Kifl değildi. O güne kadar yapmış olduğu bütün günahlar için tevbe ediyordu. Sabaha kadar Rabbine dua dua yalvardı ve affını istedi.
O gece Kifl’in ecel vaktiydi. O hal üzere ruhunu Rahman’a teslim eyledi.

Sabah olmuştu. Kifl’in evinden çıkmadığını gören yakınları kapıyı açtıklarında Kifl’i ölü olarak buldular. Bu sırada kapısında herkesin okuyabileceği şekilde şöyle bir yazı vardı:

“Allah, Kifl’in günahlarını affetti.”

Halk, bu duruma şaşırdı kaldı. Allah, Kifl’in affedilmesine sebep olan bu olay, Tirmizi’de şöyle yer almaktadır:

KİFL KISSASI

4961 – İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Sizden önce yaşayanlar arasında Kifl adında biri vardı. Bildiğinden hiç şaşmazdı. İhtiyaç içinde olduğunu bildiği bir kadına gelerek, altmış dinar verdi. Kadından kâm almak üzere teşebbüse geçince kadın, titredi ve ağladı. “Niye ağlıyorsun?” diye sorunca, kadın:

“Bu benim hiç yapmadığım (haram) bir amel. Bu günaha beni razı eden de fakrımdır!” dedi. Adam da:

“Yani sen şimdi Allah korkusuyla mı ağlıyorsun? Öyleyse, Allah’tan korkmaya ben senden daha layıkım! Haydi git, verdiğim para da senin olsun. Vallahi ben bundan böyle Allah’a hiç asi olmayacağım!” dedi. Adam o gece öldü. Sabah, kapısında şu yazılı idi:

“Alah Kifl’i mağfiret etti!”

Halk bu duruma şaşırdı kaldı. Allah o devrin peygamberine Kifl’in durumunu vahyen bildirinceye kadar şaşkınlık devam etti.”

Tirmizi, Kıyamet 49, (2498).

Dört Dirhem



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir