İlk Sünnet Olan İnsan İbrahim AS. Nasıl Sünnet Oldu

Kuran-ı Kerim

Sünnet İle İlgili Hadisler:

İbnu Cübeyr (rahimehullah) anlatıyor:
“Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)’a: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ruhu kabzedildiği vakit sen ne kadardın?” diye sorulmuştu şu cevabı verdi: “O gün ben sünnetliydim… Ve, erkekleri idrak edinceye kadar sünnet etmezlerdi.
[Kütüb-i Sitte,Buhârî, İsti’zân 51.]

Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor:

“Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İbrahim (aleyhisselâm) Kaddüm nâm -bazısı da şeddesiz olarak Kadüm demiştir- mevkide seksen yaşında olduğu halde sünnet oldu.
[Buhârî, İsti’zân, 51, Enbiya 8; Müslim, Fedâil 151, (2370).]

Yahya İbnu Saîd’in anlattığına göre, Saîd İbnu’l Müseyyeb (rahimehullah)’ten şunu işitmiştir:

“Hz. İbrahim (aleyhisselâm), misafir ağırlayan ilk kimse idi. Keza o ilk sünnet olan kimseydi, bıyığını kesenlerin ilki, saçında aklık görenlerin ilki de o idi.
Ak saçları görünce: “Ya Rabbi bu nedir?” diye sormuş; Rabbi de: “Bu vakardır ey İbrahim!” demiş.
O da: “Rabbim! Öyleyse vakarımı artır!” diyerek duada bulunmuştur.”
Rezîn şunu ilave etmiştir. “Bu sırada Hz. İbrahim 120 yaşındaydı. Bundan sonra 80 yıl daha yaşadı.”
[Kütüb-i Sitte,Muvatta, Sıfatu’n-Nebi 4, (2, 922).]

Kur’an Kerimde İbrahim’in Dinine Uymak İle İlgili Ayetler:

(Yahudiler ve hıristiyanlar müslümanlara:) Yahudi ya da hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrahim’in dinine uyarız. O, müşriklerden değildi.
[Bakara 135]

De ki: Allah doğruyu söylemiştir. Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim’in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.
[Ali İmran 195]

İyilik yaparak kendini Allah’a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim’in dinine uyandan daha güzel din’li kimdir? Allah, İbrahim’i dost edinmiştir.
[Nisa 125]

120-İbrahim, gerçekten Hakk’a yönelen, Allah’a itaat eden bir önder idi; Allah’a ortak koşanlardan değildi.
121-Allah’ın nimetlerine şükrediciydi. Çünkü Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
122-Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.
123-Sonra da sana: «Doğru yola yönelerek İbrahim’in dinine uy! O müşriklerden değildi» diye vahyettik.
[Nahl/ 120-123]

Peygamberler Tarihinden İbrahim As.’ın Sünnet Vakası:

İbrahim Aleyhisselâmın Sünnet Oluşu:

İbrahim Aleyhisselâm, seksenini aştıktan sonra, Kadum veya Kaddum ile [232] sünnet olmuş, bundan sonra da, seksen yıl daha yaşamıştır.

İbrahim Aleyhisselâm, ilk sünnet olan insandı. [233]

İmanını tamamlamasının, cesedinden bir parça etini kesip atması, yâni Sünnet olması ile gerçekleşeceği vahy edilince [234], kendisini, hemen Kaddum (keser) ile sünnet etmiş, ağrının şiddetine dayanamayınca da, Allâha yalvarmıştı.

Yüce Allah:
“Biz, sana, Sünnet âletini beyan etmeden önce, sen, acele ettin!” diye Vahy buyurmuştu.
İbrahim Aleyhisselâm da:
“Yâ Rab! Emrini, geciktirmek istemedim” demişti. [235]

İbrahim Aleyhisselâmın; Amalıklarla yaptığı savaşta, iki taraftan pek çok ölen​ler olup kendi adamlarını gömmek için tanıyamadığından, Müslümanlık alâmeti olmak üzre sünnetle emrolunduğu da, rivayet edilir. [236]

Sünnete Aid Bazı Hükümler:

Sünnet olmak, erkekler için sünnettir. [237]

Sünnet olmak, Müslümanı, Müslüman olmayandan ayırt ettiği için, elinin şia​rından olmakla beraber farz değil, sünnettir. [238]

Sünnet’in,  Vâcib  ve  Müstehab  olmak  üzre,  iki  vakti  vardır.  Sünnetin  vâcib  vakti,  buluğ  çağıdır  ve  onu, geciktirmemek gerekir.
Sünnetin Müstehab vakti, buluğ çağından öncedir. Çocuğu, doğumunun yedinci günü veya kırkıncı günü sünnet ettirmek, müste­habdır.
Sünnetin, müstehab vakti, özürsüz geciktirilmemelidir. [239]
Hz.Hüseyin, doğumunun yedinci gününde sünnet ettirilmiştir. [240]

İmam Zührî:
“Bir erkek, Müslüman olduğu zaman, yaşı, büyük bile olsa, sünnet olması ken​disine emredilir.” [241] 

Salim de:
“Abdullah b.Ömer, beni ve Nuaym´ı, sünnet edip bizim için bir koç kesti.
Bize, koç kestiğinden dolayı, çocuklara karşı, neşelendiğimizi, gerçekten, ken​dimizde hissetmiştik.” demiştir. [242]

İbrahim Aleyhisselâmın Bazı Faziletleri:

1) İbrahim Aleyhisselâma, buluğ çağından önce, rüşd’ü verilmişti. [632]

2) İbrahim Aleyhisselâm, Tevhid Ehli olanların İmamı idi.
Dili, Tevhidde hüccet kılınmıştı.
Küçüğünden, büyüğüne kadar bütün halkı, hüccet dili ile Hakka davet etmişti. [633]
Kendisi, Yüce Allah’ın Hanîf bir Müslüman olarak andığı ilk Zât idi.
Hakkında:
İbrahim; ne bir Yahudi, ne de, bir Hıristiyandı.
Fakat, o, Allah’ı, bir tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de, değildi o!” buyrulmuştur. [634]

3) İbrahim Aleyhisselâm, Allâh’ın nimetlerine şükreden bir Zat’tı. Yüce Allah, onu, beğenip seçmiş, doğru bir yola iletmişti. [635]

4) İbrahim Aleyhisselâm, başlı başına bir Ümmet’ti. Allah’a, itaatkârdı. Bâtıl din​lerden uzak ve Muvahhid bir Müslümandı.
O, hiç bir zaman, müşriklerden olmamıştır. [636]

5) İbrahim Aleyhisselâma, Allah tarafından, dünyada bir güzellik (İyi hal ve mev­ki) verilmiş ve hakkında:
Hiç şüphesiz, o, Âhirette de, mutlaka Salihlerdendir.” buyrulmuştur. [637]

6) İbrahim Aleyhisselâm; yumuşak huylu, yufka yürekli, kendisini, tamam ile Allah’a vermiş bir Zat’tı. [638]

7) Yüce Allah, onu, Halil (Dost) edinmişti. [639]

8)  Peygamberlik,  Kitab,  Hikmet,  büyük  bir  Mülkü  saltanat,  İbrahim  Aleyhisselâ­mın  Hanedanına,  soyundan gelenlere verilmiştir. [640]

9) İbrahim Aleyhisselâm: “Benden sonrakiler içinde, benim için bir lisan-­ı sıdk ver! (Dünyada, Kıyamete kadar baki kalacak bir yâd­ı cemîl, zikr­i cemîl ver! İsmi​ mi, hep iyilikle andır!) diyerek dua etmiş.[641] bu güne kadar kendisine sevgi ve saygı beslemeyen hiç bir millet ferdi görülmemiştir. [642]

10) İbrahim Aleyhisselâm, bütün insanlara İmam, kendisinin Makamı da, Müslümanlara Musalla (Namazgah) kılınmıştır. [643]

11) Peygamberimiz Aleyhisselâm’a, İbrahim Aleyhisselâmın dinine uyması, em​redilmiştir! [644]

12) İbrahim Aleyhisselâm, Rabb’i tarafından bir takım Kelimeler (emirler)le im​ tihan olunmuş, onları, tamamıyla yerine getirmiş, başarmıştır. [645]

13) İbrahim Aleyhisselâm, Allah yolunda ateşe atılanların, Allah yolunda Hic​ret edenlerin ilki idi. [646]

14) Kıyamet gününde insanlar, yalın ayak ve çıplak haşrolunacaklar, O gün, insanların, ilk giydirileni, İbrahim Aleyhisselâm olacaktır. [647]

15) İbrahim Aleyhiselâm, konuk konuklayan insanların ilki idi. [648] Kendisi, sabah, akşam yemeğini, misafirsiz yemezdi.
Misafir, bulabilmek için, iki mil ve hattâ daha da, çok yürüdüğü olurdu. [649] Kendisi, Misafirler (Konuklar) Babası diye anılırdı. [650]

16) İbrahim Aleyhisselâm; ilk kez, bıyığını kırpıp kısaltan,

17) İlk kez, koltuk altı ve etek temizliği yapan[651],

18) İlk kez, tırnaklarını, kesen,

19) İlk kez, Misvak tutunup dişlerini temizleyen,

20) İlk kez, ağzını, su ile çalkalayan,

21) İlk kez, su çekip burun temizliği yapan,

22) İlk kez, edeb yerlerini su ile temizleyen,

23) İlk kez, saçlarını, tarayan [652],

24) İlk kez, bacağına don (kilot) giyen [653],

25) İlk kez, ayaklarına, ayakkabı giyen,

26) İlk kez, Musâfaha yapan,

27) İlk kez, kucaklaşan,

28) İlk kez, iki göz arası, Secde mahalli olan alından öpen [654],

29) İlk kez, kendi kendini sünnet eden[655] ve ilk kez yüz elli yaşında bulundu­ğu sırada[656], saç ve sakalının ağarmağa başladığını gören insandı. [657]

Saç ve sakalında gördüğü aklığın, ne olduğunu: Yâ Rab! nedir bu?” diye sorduğu zaman[658]:

Hayır’dır!” buyrulmuş, sabaha çıkınca, başındaki saçların üçte ikisi, ağarmış [659]:

Yâ Rab! Nedir bu?” diye sorunca da [660]

Bu, dünyada ibret, Âhirette de, Nurdur! [661] Vakar´dır! Ey İbrahim!” buyrulmuş.

Bunun üzerine, İbrahim Aleyhisselâm: Öyle ise, yâ Rab! Vakarımı, artır!” demiş [662], Sabaha çıkınca, saçı, sakalı, papatya çiçeği gibi bembeyaz olmuştur. [663]

30) Cebrail Aleyhisselâmın gösterdiği yerlere Mekke Harem Sınırı taşlarını da, ilk defa İbrahim Aleyhisselâm dikmişti. [664]

Kaynak: M. Asım Köksal –  Peygamberler Tarihi

Kaynaklar:

[232] Buhari­ Sahih c.7,s.143­144, Edebülmüfred s.321, İbn.Asâkir­-Tarih c.2, s.148.
[233] Abdurrezzak­ – Musannef c.2,s.175, İbn.Ebî­-Şeybe­-Musannef c.11,s.522, Buharî­Edebülmüfred s.322.
[234] Diyar.Bekrî­-Hamîs C.1.S.129.
[235] İbn.Asâkir­-Tarih c.2,s.148,149, İbn.Hacer-­Fethulbarî c.10,s.288.
[236] Sâlebî­-Arais s.99, Diyar.Bekrî­-Hamîs c.1,s.130.

M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/169.

[237] Ahmed b.Hanbel-­Müsned c.5,s.75.
[238] Bedrüddin Aynî­-Umdetülkarî C.22.S.45, İbn.Hacer­-Fethulbarî c.10,s.288.
[239] İbn.Hacer-­Fethubarî c.10,s.289.
[240] Aliyyülmüttakî­-Kenzül’ummal c.5,s.1O8.
[241] Buharî­-Edebülmüfred s.322.
[242] Buharî­-Edebülmüfred s.321.

M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/170

[632] Enbiyâ: 51.
[633] En’am: 83.
[634] ÂI­i imran: 67.
[635] Nahl: 121.
[636] Nahl: 120.
[637] Nahl: 122.
[638] Hûd: 75.
[639] Nisa: 123.
[640] Hadîd: 26, Nisa: 54.
[641] Şuarâ: 84.
[642] Nevevi­-Tehzîbülesmâ vellugat c.1,s.99.

M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/225.

[643] Bakare: 124­/125.
[644] Nahl: 123.
[645] Bakare: 124, Necm: 37.
[646] Sâlebî­-Arais s.99
[647] İbn.Ebî Şeybe­-Musannef c.11.S.518, Ahmed b.Hanbel­-Müsned 1950. Hadîs, Buharî­Sahih c.7,s.195, Müslim-Sahih c.4,s.2195, Nesaî-­Sünen c.4,s.114,117, Sâlebî-­Arais s.99.
[648] Mâlik-­Muvatta’c.2,s.922, İbn.Sa’d­-Tabakat c.1 ,s.47, İbn.Ebî Şeybe­Musannef c.11 ,s.522, ibn.Kuteybe-Maarif  s.15,  Sâlebî­-Arais  s.99,  Deylemî­-Firdevs  c.1,s.28,  İbn.Asâkir­-Tarih  C.2.S.157,  Nevevî-­Tehzîbülesmâ vellugat c.1,s.100.
[649] Şâlebî-­Arais s.99, İbn.lyas-Bedâyiüzzühur s.87.
[650] İbn.Sa’d­-Tabakat c.1,s.47, Sâlebî­-Arais s.98, Nevevî­-Tehzîbülesmâ vellugat c.1,s.100
[651] İbn.Ebî Şeybe-Musannef c.11,s.522, İbn.Kuteybe-Maarif s.15, Taberî-Tarih c.1,s.144, Sâlebî-Arais s.99.

[652] İbn.Kuteybe-Maarif s.15, Taberî-Tarih c.1,s.144, Sâlebî-Arais s.99.
[653] Sâlebî-Arais s.99, Diyar.Bekrî-Hamîs c.1,s.13O
[654] Diyar.Bekrî-Hamîs c.1,s.13
[655] Abdurrezzak-Musannef c.2,s.175, ibn.Ebî Şeybe-Musannef c.11,s.522, Buharî Edebülmüfred s.322.
[656] ibn.Kuteybe-Maarif s. 15.
[657] Mâlik-Muvatta’ c.2,s.922, İbn.Sa´d-Tabakat c.1 ,s.47, İbn.Ebî Şeybe-Musannef c.11 ,s.522, ibn.Kuteybe-Maarif s.15, ibn.Abd.Rabbih-ıkdülferid c.3,s.52, Sâlebî-Arais s.99.
[658] İbn.Sa´d-Tabakat c.1,s.47, İbn.Ebî Şeybe-Musannef c.11,s.522
[659] İbn.Sa´d-Tabakat c.1,s.47, İbn.Asakir-Tarih c.2,s.157.
[660] Mâlik-Muvatta´ c.2,s.922, İbn.Sa´d-Tabakat c.1,s,47, İbn.Ebî Şeybe-Musannef c.11.S.522, Nevevî-Tehzîbülesmâ vellugat c.1,s. 100.
[661] İbn.Sa´d-Tabakat c.1,s.47, İbn.Asakir-Tarih c.2,s.157.
[662] Mâlik-Muvatta´ c.2,s.922, İbn.Ebî Şeybe-Musannef c.11.S.522, İbn.Abd.Rabbih-Ikdülferîd C.3.S.52, Deylemî-Firdevs c.1,s.29, Sâlebî-Arais s.99, Nevevî-Tehzîbülesma vellugat c.1,s.100 .
[663] Deylemî-Firdevs c.1,s.29.
[664] Abdurrezzak-Musannef c.5,s.25, Vâkıdî-Megazi c.2,s.842, Ezrakî-Ahbaru Mekke c.2,s. 127-128.

M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/226-227.

İlginizi çekecek bazı İslami konular….

Lokman (A.S)’In Oğluna Öğüdü
Biri Kafir Biri Mü’min İki Peygamber Oğlu
950 Yıl Sonunda Tufan, Gemi, Birkaç Mü’min Ve Resul
Vücuttaki İşe Yarayan Ve Yaramayan Organlar
Allahın Bütün Alemlerin Kadınlarına Üstün Kıldığı Kadın
Kuran’da İki Kâfir, İki Mü’min Dört Kadın Örneği



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir