Ölüm Rabbe Kavuşmaksa

Sevda aleminin okyanuslarında, Allah aşkıyla coşan bir kalbi incitmeyi hangisi arzu ederdi ki?

Ölüm Rabbe Kavuşmaksa

Onunsa dudaklarında huzurlu bir sükut. Rabbinin gönlüne koyduğu bu ateş, tepesindeki güneşten de yakıcıydı çünkü. Bu yakıcılığı ancak, şu sonsuz nur mihrakının etrafında döne döne gözyaşlarıyla hafifletilebiliyordu. Bunu nasıl anlatabilirdi arkadaşlarına…

İnsandı o… Rabbinin en güzel sıfatlarıyla şereflendirdiği insanlardan bir insan. Dudaklarında her an cennet anahtarı “Şehadet” kelimesi, tek hakikat yurdunun esrarı ile kendisinden geçmiş bir insan.

O sırada ikindi ezanı okunuyordu. Kâbe’nin etrafında binlerce baş, bir anda secdeye vardılar. Tabii o da.. Ne müthiş bir an Yarabbi Devri Saadetin yaşandığı bu mübarek yerlerde çağıldayan hikmet, yaşanansa büyük bir aşk değil de neydi ?
Kâbeye baktı. Sanki kendisini küçümseyen inançsızlara inat, bu varlık aleminin yegâne bekçisi, maddi görünümünden sıyrılmış, gökyüzüne doğru heybetle uzanıvermişti.

Namazdan sonra, yine siyah örtülü o eşsiz incinin etrafında döndü, döndü. Yüz binlerce insan “Yarab !” diye inledikçe, her seferinde bu yürekten gelen yakarışla göğsünün daha da genişlediğini hissediyordu.

Genç yaşında, yalnız Yaradan’ın rızasını kazanmak için buradaydı. Geride bıraktığı eşi, çocukları, memleketi bu büyük arzunun karşısında sır oluvermişti. Zorlukla Harem’deki arkadaşlarının yanına nasıl gidebildi Allah bilir. Telaşla tenha bir yere yatırdılar genci. Biri;

“- Ah ! sana söylemedik mi, bu güneş…” diyecek oldu. O gülümseyerek susturdu. Vücudundan akan terle ihramı sırılsıklam olmuştu. Dudaklarının arasından;

“- O’nun misafiriydim burada. Rabbim beni ağırladı. Sakın Cenneti Mualla’dan başka bir yere bedenimi uğurlamayın” cümleleri döküldü. Etrafındakiler daha ne olduğunu anlayamadan, o bembeyaz ihramı içinde Hakk’ın huzuruna yürümüştü bile.

Üzerine kapanan arkadaşlarının hıçkırakları, geriden duyulan “Allahü Ekber ” nidalarına karıştı gitti…



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir