Tüm Mü’minler İçin Bir VAAT!

Tüm Mü’minler İçin Bir VAAT!

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

5. Çünkü gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.
6. Evet gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.

Kurtubi Tefsiri: 94-inşirah suresi: 5-6

Ayetler ile ilgili Kurtubi Tefsirinden Açıklama:

Yani muhakkak darlık ve sıkıntıyla birlikte kolaylık, yani genişlik ve zenginlik vardır. Yüce Allah bunu tekrarlayarak: “Evet, gerçekten güçlük­le beraber kolaylık vardır” diye buyurmaktadır.

Bazıları buradaki tekrarlama ifade için bir tekiddir, demiştir. “At at! Ace­le et acele et!” denilmesi gibi. Yüce Allah da şöyle buyurmuştur: “Sakının yakında bileceksiniz. Evet, sakının ileride bileceksiniz.” (et-Tekasur, 102/3-4) Bunun benzeri cevap verirken: “Evet evet, hayır hayır” demek gibidir. Bun­dan maksat, gerekli açıklamayı yapmak ve mübalağa etmektir. Bu açıklama­yı el-Ferrâ yapmıştır. Şairin şu beyitî de bu kabildendir:

“İçimden geçirdim bazı şeyleri

Nefsim için daha uygundur (evet) onun için daha uygundur.”

Kimileri de şöyle demiştir: Araplar marife bir ismi sözkonusu edip, sonra onu tekrarlayacak olurlarsa aynı şeyi tekrarlamış olurlar. Eğer o ismi önce nek­re (belirtisiz) olarak kullanıp, sonra onu tekrar ederlerse, o zaman bunlar fark­lı şeylerdir, iki ayrı varlıktır. Böylelikle (bu buyruk) ümidi daha bir pekişti­rir, sabırlı olmaya daha çok teşvik eder. açıklamayı Saleb yapmıştır.

İbn Abbas dedi ki: Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ben bir zorluk yarat­tığım halde, iki kolaylık yaratmışımdır. Hiçbir zaman bir zorluk, iki kolaylı­ğı yenmez.

Hadis-i şerifte Peygamber (sav)’dan bu sûre hakkında şöyle buyurduğu zikredilmiştir: “Tek bir zorluk,
iki tane kolaylığı asla yenik düşüremez.”

İbn Mesud dedi ki; Nefsim elinde olana yemin ederim ki, eğer zorluk bir taşın içerisinde dahi olsa,
kolaylık onun bulunduğu yere girinceye kadar arkasından gider ve asla bir zorluk iki kolaylığı yenik
düşüremez.

Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, Ömer b. el-Hattab’a yazdığı mektubunda kalabalık Bizans ordularından ve
onlardan korkusundan sözetmişti. Ömer (r.a) ona şunları yazdı; Şimdi, herhangi bir mü’min bir zorluk
ve sıkıntı ile karşı karşıya kalacak olursa, mutlaka ondan sonra yüce Allah, ona bir kurtuluş takdir eder
ve hiçbir zaman bir zorluk iki kolaylığı yenemez. Yüce Allah kitabında şöyle buyurmaktadır: “Ey iman
edenler! Sabredin, sabır yarışı yapın ve ribatta bulunun. Allah’tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” (Al-i
mran, 3/200)

Aralarında el-Cürcani’nin de bulunduğu bir topluluk da şöyle demiştir:

Bu sonradan uydurulmuş bir açıklamadır. Eğer bu böyle olursa o vakit bir kimse: Bu atlı ile birlikte bir kılıç vardır. Şüphesiz bu atlı ile birlikte bir kılıç vardır, diyecek olursa, atlının bir, kılıçların da iki tane olması gerekirdi. Fakat
doğrusu şöyle olmalıdır:

Allah peygamberi Muhammed (sav)’ı malı az ve varlıksız olarak peygamberlikle görevlendirmişti. Müşrikler fakir olduğundan ötürü onu ayıpladılar. Öyle ki ona: Senin için bir miktar mal toplayalım, demişlerdi. O da bundan ötürü kederlenmiş ve fakirliğinden ötürü kendisini yalanladıklarını sanmıştı. Yüce Allah,onu teselli etti ve onun üzerindeki nimetlerini sayıp döktü.

“Çünkü gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır” buyruğu ile ona zengin olacağı vaadinde bulundu,
Yani fakirsin diye seni ayıplamaları seni üzmesin. Çünkü bu zorluk ile birlikte acilen yani dünya
hayatında bir kolaylık vardır. Yüce Allah, ona verdiği vaadi gerçekleştirmiştir. Hicaz ve Yemen fethini
ona müyesser kılmadan ve ona genişlik vermeden önce vefat etmedi. Öyle ki, tek bir kişiye ikiyüz
deve verebiliyor, çok değerli mallan bağışlayabiliyor, ayrıca kendi aile halkı için de bir yıllık erzaklarını
bir kenara ayırabiliyordu. Dünya hayatına dair bütün bu lütuf ve ihsanlar, her ne kadar Peygamber
(sav)’a özgü ise de, bunun kapsamına yüce Allah dilediği takdirde ümmetinden bazı kimseler de girer.
Daha sonra yüce Allah âhirette ona ihsan edilecek bir başka lütfü söz konusu etmektedir.
Bu da Peygamber (sav)’a bir tesellidir, O bakımdan yüce Allah, ihtida ile (yani yeni bir cümle olarak):
“Evet, gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır” diye buyurmuştur ki; bu (öncekinden) farklı bir
şeydir. Bunun yeni bir başlangıç olduğunun delili ise; başına “fe” yahut “vav” ya da atfa delâlet eden
başka herhangi bir harfin (edatın) gelmemiş olmasıdır.

O halde bu, BÜTÜN MÜ’MİNLER  İÇİN UMUMİ BİR VAADDİR ve kimse bunun dışında değildir. Yani dünya
hayatında müminlerin karşı karşıya kaldığı zorluklarla birlikte âhirette kaçınılmaz olarak bir kolaylık
vardır. Bazan dünyadaki kolaylık ile âhiretteki kolaylık da bir arada bulunabilir. Haberde yer alan “bir
zorluk, iki kolaylığı asla yenemez” ifadesi tek bir zorluğun her ikisini yenik düşüremeyeceği ancak eğer
galib gelirse onlardan birisinin ötekini yenebileceğini göstermektedir ki bu da (yenik düşecek olanın)
dünyadaki kolaylık olduğu anlaşılmaktadır. Âhiretteki kolaylık ise, kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir
ve hiçbir şey onu yenik düşüremez.
Yahut şöyle de açıklanabilir: “Evet, gerçekten güçlükle” bu Mekkelilerin Peygamber (sav)’ı Mekke’den
çıkarmaları demektir; “beraber kolaylık vardır.” Bu da onun şanla, şerefle, güç ve kuvvetle onbin kişi
ile birlikte Mekke’nin fethi gününde Mekke’ye girmesidir.
Kaynak : Kurtubi Tefsiri



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir