İftarda Acele Etmek

İftarda Acele Etmek

Ebu Hureyre (r.a.)’den Rasûlullah (s.a.v) şöyle bu­yurduğu rivayet edilmiştir;

“Müslümanlar iftarda acele ettikleri müddetçe din üstün olma­ya devam eder. Çünkü Yahudiler ve Hıristiyanlar iftarı gecikti­rirler.”
[Ebu Davud,Oruç – 2353 ; Buharı, Savm- 45; Müslîm, Sıyâm – 48; Tirmizî, Savm -13; İbn Mâce, Sıyâm- 24, Darimî, Savm- 11]

Sehl b. Sa’d (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Müslümanlar vakti girince iftar etmeye acele davrandıkları sürece daima hayırla beraberdirler.”
(Müslim, Sıyam: 9; İbn Mâce, Sıyam: 24)

 Tirmîzî: Bu konuda Ebû Hüreyre, İbn Abbâs, Âişe ve Enes b. Mâlik’den de hadis rivâyet edilmiştir.
Tirmîzî: Sehl b. Sa’d’ın hadisi hasen sahihtir.

Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve sonraki dönem ilim adamları bu hadisle amel ederek iftarda acele etmeyi müstehab görürler. Şâfii, Ahmed ve İshâk bunlardandır.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:

“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.”

[Tirmizî- Savm 13;  Riyazus Salihin -İmam Nevevi 5/1238]

Açıklama:

Oruç açmakta acele etmenin ne kadar önemli bir davranış olduğu buradan da anlaşılmaktadır. Çünkü yüce Rabbimiz, “Kullarımın bana en sevimli olanı, oruç açmakta en çok acele edenidir” buyurmaktadır. Buradan da sünnete uymanın, muhabbetullah’a yani ilâhî sevgiyi kazanmaya sebep olduğu sonucu çıkmaktadır. Nitekim bir âyette de, “De ki: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin” [Âl-i İmrân sûresi -31] buyurulmaktadır.

Küçük büyük ayırımı yapmadan her konuda sünnete uygun davranmanın Allah’ın rızâsı ve sevgisini kazanmaya vesile olduğu bilincini taşımak gerekmektedir. İsterse bu, tutulmuş bir orucun vakitlice açılması olsun. Sünnete uyum konusunda önemsiz görülecek hiç bir tavır söz konusu olamaz.

 

Ebû Atıyye (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
Ben ve Mesrûk, Âişe’nin yanına girdik ve: “Ey Mü’min’lerin annesi dedik, Muhammed (s.a.v.)’in ashabından iki adam var ki birisi hem iftarı acele ediyor hem de namazları acele kılıyor diğeri ise iftarı da namazı da geciktiriyor dedik. Âişe; Bunlardan hangisi namazda ve iftarda acele ediyor diye sordu. Biz de Abdullah b. Mes’ûd’tur. Cevabını verdik. Âişe (r.anha) ise; “Rasûlullah (s.a.v.) de işte böyle yapardı” dedi. Diğer kimse ise “Ebû Musa’dır.”
(Müslim, Sıyam: 9; İbn Mâce, Sıyam: 24)

Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Atıyye’nin adı Mâlik b. Ebû Âmir el Hemdanî’dir. Onun Mâlik b. Âmir el Hemdanî olduğu da söylenmektedir. Bu ikinci rivâyet daha sahihtir.

 

4 Madde De Orucun Özü
Oruçla İlgili Hadisler



Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir